
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), emeklilikte oluşacak gelir kaybını telafi etmek, çalışma dönemindeki yaşam standartlarını korumak ve bireylere ek bir emeklilik geliri sağlamak amacıyla tasarlanan yeni bir model. Otomatik Katılım Sistemi"nin (OKS) üzerine kurulu, üç taraflı katkı mekanizmasıyla güçlü bir ikinci basamak emeklilik sistemi sunuyor.
Emeklilikte “Otomatik Katılım Sistemi” nde ve yine ilerleyen dönemlerde emekli maaşları emekli harçlığına dönüşeceği için geleceğin emeklilerini rahatlatacak ve mevcut bütçeye de nefes aldıracak fon kaynaklarının kullanımı açısından TES, aktif rol alacağı benziyor.
Makalemizde TES’in işleyişini, avantajlarını, dezavantajlarını ve sosyal etkilerini ele alıp, sonunda “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Hesaplama-Feti Savran)” dosyamızı okuyucularla paylaşacağız.
TES Nasıl İşliyor? Üçlü Katkı Modeliyle Yeni Birikim Mekanizması
TES, hemen hemen herkesin gündemi haline geldi gelmesine ama, şu anda TES ile ilgili net bir mevzuat hükmü ya da yasal bir dayanak bulunmamaktadır. TES’in otomatik katılım sistemi olan bireysel emeklilikle benzerlikleri son derece fazladır. Ama öyle bir özellik var ki.. Son derece can yakacak gibi..
Çalışan katkısı: Maaştan %3 kesintiyle bireysel hesaba aktarılır.
İşveren katkısı: Aynı oranda (yine %3) katkı yapılır.
Devlet desteği: Toplam katkının %30’una ek olarak destek verilir.
Bu katkılar, bireysel emeklilik yatırım fonlarında değerlendirilir; yatırım ve dağılım tercihi çalışanlara bırakılır. (Çalışanın portföy ve fon yönetimi serbestliği devrede)
Türkiye genelinde OKS yerine entegre edilecek bu sistemle birikim hacmi ve hane tasarrufları artırılmak isteniyor. (Hane tasarrufu için hanenin tasarruf edebilecek bir kazancı olmalı ama günümüzde insanlar zorunlu ihtiyaçlarını bile zar zor karşılamakta ve bu tarz birikim ve fon sisteminin en büyük eleştirisi de bu yönde olmaktadır.)
Tamamlayıcı Emeklilik Sisteminde Avantajlar: Ek Gelir, Yaşam Standartları ve Tasarruf Teşviki
Ek emeklilik geliri: SGK temel maaşına ek ikinci bir maaş oluşturur; dolayısıyla emeklilik sonrası finansal rahatlığın artması hedefleniyor.
Eleştiri: Mevcut emeklilik sistemi ve emekli aylıkları ilerleyen dönemlerde “emekli aylığından” ziyade “emekli harçlığına” dönüşecek. Sigorta prim gün sayılarının ekstra sağladığı “Aylık Bağlama Oran” (ABO) artışı da yeterli kalmayacak.
Tedbir: ABO’ların emekli maaşlarındaki düşük etkisi nedeniyle emekli aylığı, emekli harçlığına dönüşeceği için Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ile “Ek bir emeklilik geliri” sağlanması hedeflenmektedir.
Yaşam kalitesini koruma: Prim birikimleri sayesinde çalışma hayatındaki yaşam standartlarının korunması hedeflenir.
Bu sayede, kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı istihdamın zararlarını daha net bir şekilde görülmesi ve mümkün olduğunca çalışanı kayıt altına alınması, gerek sosyal gerekse finansal olarak yaşam standartlarında çalışanların da istem ve taleplerinin artırılması beklenmektedir.
Tasarrufun teşviki: Hane halkı milli tasarruf oranlarını artırarak makroekonomik istikrara katkı sağlar.
Değerlendirme: Hane halkı mevcut ekonomik durumlarda tasarruftan ziyade otonom tüketimlerini yönetmekle meşgul..
Sağlık, eğitim, gıda ve barınma pahalılığı tasarrufun tam tersi eğilimde ilerlemekte ve finansalların sağlanması hane halkını tasarruftan ziyade günü kurtarma eğilimine yönlendirmektedir.
Güven ve uzun vadeli birikim: Zorunlu katılım, sistemin sürekliliğini ve birikimlerin yapılandırılmasını kolaylaştırır.
Değerlendirme: Türkiye’de bugüne kadar oluşturulan fon ve birikimlerin uzun vadede getiri sağladığı çok nadir olmakla birlikte, hane halkının ezberlenmiş acı tecrübeleri mevcuttur.
Hane halkı yıllık getirili fon birikimlerinin ve uzun vadeli güven endeksi birikimlerinin kendi aleyhine işleyeceği şüphesi ile “Zorunlu Katılım” olgusuna şiddetle karşı çıkacaktır.
Dezavantajlar & Tartışmalar
Hak kaybı endişesi: Zorunlu kapsam girişinde, mevcut kıdem tazminatı veya esnek çıkış şartları tartışma konusu.
Yaklaşık 30 yıldır “Kıdem Tazminatı Fonu” her ekonomik dalgalanmada söz konusu olmuş ve çalışma hayatı her defasında red vermiştir. Çalışanların Kanunla korunan “kıdem tazminatı” hakkının fona ya da zorunlu bir emeklilik sistemine ya da birikim sistemine devredilmesi olağanüstü bir anayasal gasp olarak değerlendirilecektir.
İşveren maliyeti: Ek katkı yükü, özellikle KOBİ’lerde maliyet artışına neden olabilir. Kobi ya da startup firmaların birikmiş kıdem yükü görece az olsa da özellikle EYT de “Japon çalışma modeli” ni benimsemiş köklü firmaların da tamamlayıcı emeklilik sisteminden finansal olumsuz etkilenme hususları son derece yüksek olacaktır.
İşverenlik maliyeti hali hazırda %20,75 SGK hatta %22,75 iken buradaki %3 (henüz net değil) işveren katkı payı işverenlik maliyetini artıracağı için, işverenlere sunulacak Devlet teşvik ve destelerinin (sürekli) de artması gerekecektir.
SGK sisteme alternatif değil tamamlayıcı: SGK’nın sunduğu sağlık hizmeti ve süresiz maaş garantisi gibi avantajları TES sunmaz; bu nedenle SGK, BES ve TES bir bütün içinde değerlendirilmeli.
Sistemin giderek bölünmesi ve bölünerek yönetilmesi son derece karmaşık olacak ve nihai tüketici olan vatandaşın karmaşık bürokratik yapı ile mücadelesini ve yine finansal istikrarını zedeleyeceği bellidir.
Ne Zaman Başlıyor ve Kimleri Kapsıyor?
Tamamlayıcı emeklilik sistemi TES’in başlamasına ilişkin net bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Adı üzerinde “Orta Vadeli Program” yani kesin ve net olan bir hüküm söz konusu değil.
Özetleyecek olursak;
TES’in yürürlüğe girmesi Orta Vadeli Programa göre 2026 yılı 2. çeyreği olarak planlanıyor; başlangıçta tüm özel sektör çalışanları otomatik katılımla sisteme dahil olacak.
Çıkış haklarının sınırlandırılması ve ek koşullar (emeklilik, maluliyet vb.) getirilecek; cayma hakkı hemen verilmeyecek.
Cayma hakkına dair herhangi bir şey yok ama adı üstünde ZORUNLU!.
Katılım başlangıçta zorunlu olacak, daha sonra sistemden bireysel geçişlerin önü açılabilir.
Fon değerlendirmesi ve yıllık enflasyon karşısında fonların durumu takip edilerek finansal karar alma mekanizmaların rasyonelliği denenebilir.
Sonuç
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), Türkiye için stratejik ve sürdürülebilir emeklilik çözümleri arasında öne çıkıyor. Geleneksel SGK sistemine ek, üç taraflı katkı mekanizmasıyla bireylere güçlü bir ek emeklilik geliri sağlama potansiyeli taşıyor. Ancak uygulamada hak kaybı, mali yük ve zorunlu katılım tepkisi gibi önemli düzenlemelere ihtiyaç var.
Çalışanların ve İşverenin Yükü Azaltılmalı
Mevcutta, %14 işçi payı (+1%işsizlik) ve yine işveren %20,75 (+2% işsizlik) toplamda bir brüt ücret üzerinden, %37,75 oranında (ölüm,malullük,yaşlılık,geçici iş göremezlik, işsizlik) kesinti yapılmaktadır.
Madem, Devletimiz geleceğin emeklilerini finansal olarak ek bir gelirle donatmak istiyor, %14 olan işçi payının 3 puanını, %20,75 olan işveren payının 3 puanını alarak toplamda işçi ve işverene ek bir maliyet olmadan SGK’nın aktüerya ve fon sisteminden “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ne” aktarabilir ve fon yönetimini çalışanın tercihine bırakıp, ne işçisinin net maaşında azaltıma gider ne de işverene ek bir maliyet eklemeden katkı payını da %30 değil %10-15 arasına çekerek bu sistemi getirebilir.
Kazan kazan politikası.. İşçi net maaşında eksilmeye gitmez, işverene ek maliyet oluşmaz, Devlet de %30 değil %10-15 oranında katkı sunar, madem SGK’nın ileride bağlayacağı maaş harçlığa dönecek, o zaman da SGK’nın aldığı prim oranlarından %6 tutarında azaltıma gitmesi vatandaşın zararına olmayacaktır. (Tüm prim oranları üzerinden hesaplama yapılmıştır, UVSK üzerinden de düşülebilir.)
Makalemizin Yanında – Excel Modelimiz
Tam bu sistemi analitik olarak takip etmek ve senaryolarla modellemek istiyorsan; aşağıdaki Excel dosyamızı paylaşıyorum.
TES parametrik modeli, aylık ve yıllık bazlarda katkı, bakiye ve getiri senaryolarını içerir.
(İndir: Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Hesaplama - Feti Savran)
Feti Savran
E.Sosyal Güvenlik Denetmeni / İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı
Kurucu Bibilenvar/mAiTechs Yönetim Kurulu Başkanı
Soru ve katkılarınız için yazara, aşağıdaki kanallardan ulaşabilirsiniz:
• LinkedIn: Feti Savran
• X (Twitter): Feti Savran