Ölüm Aylığında Hak Sahipliği

Yaygın kullanıldığı şekliyle dul yetim aylığının şartları ve başvuru şekli ve başvuru merci ile ilgili daha önceki yazımızda açıklama yapmıştık. Ancak buna rağmen tereddüt edilen hususlarda sorularınızı sorabilir, uzman arkadaşlarımızdan yardım alabilirsiniz.

Bu yazımızda ölüm aylığında (dul yetim aylığı) hak sahipliği kavramını açıklamaya çalışacak ve kimlerin hak sahibi olabileceği ile ilgili detaylı bilgi vermeye gayret edeceğiz.


Ölüm Aylığında Hak Sahipliği


Ölüm aylığının( dul yetim aylığı) hak sahipliği 5510 sayılı Sosyal Sigorta ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 34. maddesinde düzenlenmiştir. Hem kimlerin haksahibi olabileceği hükme bağlanmış hem de farklı durumlara göre haksahiplerinin hisse oranları belirlenmiştir. Buna göre ölenin;

·         Dul eşi,

Kanunun “dul eş” olarak özellikle vurgulamasının nedeni bahsi geçen hak sahibinin ölüm üzerine dul kalması ve evlenmemiş olmasıdır.

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde bu “ölüm tarihinde yasal evlilik bağı bulunan eş” olarak formüle edilmiştir. Yasal evlilik bağı kavramından Türk Medeni Kanuna göre yapılmış evliliğin anlaşılması gerekmektedir. Dini nikah ve ikinci eş veya evlilik gereklerine uygun yaşamak yeterli olmayıp resmi nikah gerçekleştirilmiş olmalıdır.

·         Öğrenci değil ise 18 yaşını doldurmamış erkek çocukları,

·         Lise ve dengi okul öğrencisi ise 20, yüksek öğrenim öğrencisi ise 25 yaşını

doldurmamış erkek çocukları,

            Lise ve dengi okul ile kanun koyucu ortaöğretim düzeyinde eğitim gören erkek hak sahibi çocuklara işaret etmişken; yüksek öğrenim görmeleri halinde önlisans veya lisans fark etmeyecektir. Ayrıca lisans öğreniminin süresi(4, 5 veya 6) açısından da üst sınır hak sahibinin 25. yaşı olacaktır. İkinci yüksek öğrenim, yüksek lisans veya doktora öğrenimi durumunda yine 25 yaş baz alınacaktır.

·         Kurum Sağlık Kurulunca hakkında %60 derecede malul olduğuna karar verilen çocukları,

Burada hak sahibinin evli olup olmadığına bakılmayacak sadece  uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışıp çalışmadıklarının kontrolü yapılacaktır. İş kazası, meslek hastalığı, analık, hastalık sigortaları kapsamındaki çalışmalar hariç tutulacaktır. Bu çocuklar açısından cinsiyet değerlendirilmesi de yapılmayacaktır. Ancak bu durumun pratik olarak kız çocuklarının evli ve malul olmaları durumunda bir sonucu olacaktır. Çünkü kız çocukları evli olmadıkları ve uzun vade sigorta kollarına tabi çalışmadıkları sürece yaş sınırlaması olmaksızın her zaman aylık alabileceklerdir.

·         Yaş şartına bakılmaksızın evli olmayan veya sonradan evlilik birliği sona eren kız çocukları,

            Bu gruptaki hak sahiplerinin ölümden önce veya ölümden sonra evli olup olmamasının bir önemi yoktur. Hak sahibinin Kuruma aylık talep tarihinde evli olmaması ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmaması gerekmektedir.

·         Artan hisse bulunması halinde veya 65 yaşından büyük olmaları halinde ana veya babaları,

 Ana ve babalar için istenen ön koşulları;

1.  Artan hisse bulunması,

2. Diğer çocuklardan bağlanan gelir/aylık hariç olmak üzere gelir/aylık almaması ve çalışmaması: ana ve babaların hak sahipliği değerlendirirken kendilerinden bağlanan gelir/aylıklarının ve çalışıp çalışmadıklarının tespit edilmesi gerekmektedir. Örneğin ölen sigortalı (C)’nın hak sahibi annesi (A) babası (B) hayattadır. (C)’nın daha önce ölen kardeşi (D)’den (A) ve (B) aylık almaları (C)’dan aylık almalarına engel olmayacak her iki çocuklarından da aylık alacaklardır.  Ancak diyelim ki (A) veya (B) kendi sigortalılıklarından dolayı aylık alıyorlarsa çocuklarından aylık alamayacaklardır. Çocuklarından alabilecekleri aylık konusundan sayı sınırlaması bulunmamaktadır.

Benzer şekilde ve yukarıdaki örnekten hareketle ortak çocukları (C)’nın ölmesi ve anne (A)’nın söz gelimi babasından veya vefat etmiş eşi (B)’den aylık alması çocuğundan aylık almasına engel olacaktır.

3. Her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması: bu tespit Kurumca veya Kaymakamlık vasıtasıyla yapılmaktadır. Bu üç koşul alternatif koşullar değildir. Yukarıdaki üç koşulun talep tarihinde aynı anda oluşması gerekmektedir.

4. 65 yaşını doldurmuş olması halinde artan hisseye bakılmayacak ancak diğer iki koşulun oluşup olmadığı hususları değerlendirilmelidir.

 

hak sahibi olabileceklerdir. Ancak her bir hak sahibi grubuna göre adeta hısımlık derecesine benzetilerek farklı oranlar ve şartlar ön görülmüştür.  Bu oranlar yine 34. maddede düzenlenmiştir. Her bir duruma ve hak sahibine göre farklı alternatifler gözetilmiştir. Buna göre;

·         Dul kalan eşe başka hak sahibi olmaması ve çalışmaması veya başka gelir/aylık almaması halinde aylığın %75’i diğer durumlarda aylığın %50’si

·         Çocukların cinsiyetine ve evli olup olmamasına veya yaşına bakılmaksızın çalışmaması halinde aylığın %25’i başka hak sahibi olmaması halinde aylığın %50’si

·         Ana ve babalara toplamda aylığın %25’i bağlanır. Her ikisinin beraber hak sahibi olması halinde %12,5’er şekilde düşünülmelidir.

Bütün bu koşulların yanında ölen kişinin ölümüne kastı nedeniyle sebebiyet vermiş olan hak sahibinin aylık alamayacağını belirtmekte fayda var.

 Hak sahiplerinin aylık alabilmesi için yukarıdaki şartların oluşmuş olması yeterli olmayacak tahsis talep ve beyan taahhüt belgesi ile ikametgahının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik merkezine başvuru yapılmalıdır. Bu belgenin ekine malul çocuklara ilişkin sağlık raporu, boşanmış kız veya eşin boşandığına dair mahkeme ilamı ve işten çıkış bildirgesi ve gelir belgesinin eklenmesi gerekmektedir. Bu belgelerin önemli kısmı Kurumca temin edilmekle birlikte belge isteme yetkisi her zaman vardır. 

Soru Sor
'Ölüm Aylığında Hak Sahipliği' konusu ile ilgili sorunuz için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz. Uzmanlarımız sorduğunuz soru ile ilgili sizlere dönüş sağlayacaklardır.

Soru Sor