İKALE SÖZLEŞMESİ GEREĞİNCE İHBAR TAZMİNATI

4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. madde hükmüne göre sürekli hizmet akitlerinin maddede belirtilen esaslara uyulmadan sona erdirilmesi halinde işi terk eden işçi ya da işçinin işine son veren işveren, aynı maddede belirtilen bildirim sürelerine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek durumundadır. Bu şekilde ödenecek tazminat İhbar Tazminatı olarak adlandırılır. Bu tazminat işçi-işveren açısından karşılıklıdır. belirtilen esaslara uymayan taraf tazminat ödemek durumunda kalacaktır. Bu sürelerden bahsedersek;

-İşi 6 aydan az sürmüş işçi için 2 hafta,

-İşi 6 aydan fazla 1,5 yıldan az sürmüş işçi için 4 hafta,

-İşi 1,5 yıldan fazla 3 yıldan az sürmüş işçi için 6 hafta,

- İşi 3 yıldan fazla sürmüş işçi için 8 haftadır.

İkale sözleşmesi tarafların karşılıklı olarak anlaşarak iş sözleşmesine son vermeleridir. Şartları ve sonuçları çoğunlukla yargı kararları ve Türk Borçlar Kanununda yer alan genel sözleşme hükümlerine göre belirlenir. İkale sözleşmesi ile işçiye toplu bir ödeme yapılır.  İşçi bu ödeme karşılığında dava açma haklarından vazgeçer. Dolayısıyla ödenen ihbar tazminatı hiçbir hizmet karşılığına dayanmamakta, sadece sözleşmeye uymamanın cezai şartı mahiyetinde bulunmaktadır.

09.09.2021 tarihli Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu’nca 27.03.2018 tarihli değişiklik öncesinde imzalanan ikale sözleşmesi veya karşılıklı sonlandırma sözleşmesi kapsamında ödenen ihbar tazminatının ücret niteliğinden olup olmadığına ve bu bağlamda gelir vergisine tabi tutulup tutulmayacağına dair bir uyuşmazlık ile ilgili karar verilmiştir.

İlgili Mevzuat:

1-193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun "Tazminat ve yardımlarda" başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı ile birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin, 7162 sayılı Kanun ile değişmeden önceki hali:

“Aşağıda yazılı tazminat ve yardımlar Gelir Vergisinden müstesnadır:

1. Ölüm, engellilik, hastalik ve işsizIik sebepleriyle (işe başIatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımlar,”

2-193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun "Tazminat ve yardımlarda" başlıklı 25.

maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin, 7162 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle değişik hali:

”1. ölüm, engellilik ye hastalık sebebiyle verilen tazminat ve yardımlar ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik sigortası Kanunu uyarınca ödenen işsizlik ”ödeneği ve 225i/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre ödenen işe başlatmama tazminatı;”

3-  193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinin, 7103 sayılı Kanun ile değişmeden önceki hali:

’7. 1475 ve 854 sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre Ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen "ücretler tazminat sayılmaz.)"

4-  193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25. maddesinin birinci fikrasinin (7) numarali bendinin, 27/03/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayili Kanun'un 5. maddesiyle değişik hali:

"7. a) 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı lş Kanunu ve 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz iş Kanununa göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın mesleğinde çalışanlarla çalıştıranlar arasındaki Münasebetlerin Tanzimi hakkında Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığı aşmayan miktarları (Hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz).

b) Hizmet erbabının tabi olduğu mevzuata göre bu bendin (a) alt bendinde belirtilen istisna tutarının hesabında dikkate alınmak şartıyla, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ihale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler  ve yardımlar (Bu bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.)

5-193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilgili kısmı:

”Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakki, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.

Bu kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır.

 

2-Evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla sağlanan diğer menfaatler,”

6-27/03/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle eklenen, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinin üçüncü fıkrasının (7) numaralı bendi:

”7-Hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra; karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar."

7- 193 sayılı Kanun'a, 30/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7162 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen geçici 89. madde:

"27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davadan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun  düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edilir.

Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.

Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükümleri uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

 

İş akdinin 27.03.2018 tarihinden önce imzalanan bir ikale sözleşmesi veya karşılıklı sonlandırma sözleşmesi ile son bulması durumunda işçiye ödenen ihbar tazminatının ücret geliri niteliğinde olduğu ve gelir vergisine tabi tutulması gerektiği yönünde karar verilmiştir.

Bir ödemenin ücret sayılabilmesi için işveren tarafından karşılanan bir menfaat olmasının yeterli sayılması, ücretin farklı isimler altında farklı usullerle ödenmesinin bu yapılan ödemenin ücret olma niteliğini değiştirmemesi yönünde karar verilmiştir.

Bu bağlamda işçinin ihbar süresini çalışarak geçirmesi ve hizmet karşılığı ödenen ücretin vergilendirilmesi açıktık ancak işçinin işten çıkarılarak ihbar tazminatının ödenmesi konusunda vergilendirilmemesi durumunda bir farklılık ortaya çıkmasından ötürü ihbar tazminatının ücret niteliğinde bir gelir olduğunun ve istisna kapsamında bulunmadığının kabulüne karar verilmiştir. Bu durum ikale sözleşmesi karşılığı ödenen ihbar tazminatı ilgilendirmektedir.
Soru Sor
'İKALE SÖZLEŞMESİ GEREĞİNCE İHBAR TAZMİNATI' konusu ile ilgili sorunuz için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz. Uzmanlarımız sorduğunuz soru ile ilgili sizlere dönüş sağlayacaklardır.

Soru Sor