İşverenler ve çalışanlar tarafından ödenen sigorta primlerinin ücret bordrosunda
gelir vergisi ve SGK primleri açısından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı
konusunu inceleyeceğiz.
İlk önce Bireysel Emeklilik Sistemi"ne (BES) işveren
tarafından ödenen primleri öncelikle ele alırsak;
İşverence ödenen bu katkı payları GV Kanunu’nun 40/9 maddesi gereği ücretle
ilişkilendirilmeksizin ticari
kazancın tespitinde gider olarak indirilebilmektedir. Ancak şahıs sigorta primleri (hayat, ölüm,
kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum vb.) çalışanların ücret bordrosuna
yansıtılmadan gider kaydedilemeyecektir.
İşveren tarafından BES’ e ödenen
katkı payının gelir vergisi açısından gider yazılabilmesi için;
a - Ödemenin yapıldığı ayda elde
edilen ücretin (maaş, prim, ikramiye, sosyal yardım ve zam gibi sürekli
nitelikteki ödemeler toplamının) %15’ini aşmaması
b - Yıllık olarak ödenen katkı
payının da asgari ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması gerekmektedir.
Örneğin; İşveren çalışan A
için aylık
200 TL BES’ ne prim ödemektedir.
Çalışan A" nın Aylık Brüt Ücreti
2.000.-TL ise aylık olarak elde edilen gelirin %15’i 200 TL ve yıllık olarak
ödenen 3.600 TL de yıllık asgari ücret tutarını aşmadığından işveren her ay
ödediği 200.-TL BES katkı payı tutarını defterine gider olarak yazabilecektir.
Katkı payının ticari kazancın
tespitinde dikkate alınabilmesi için katkı payı ödenen bireysel
emeklilik şirketlerinin emeklilik branşında ruhsat almış olmaları gerekmektedir.
Çalışanlar tarafından BES’ e
ödenen katkı payının gelir vergisi açısından değerlendirilmesinde ise;
BES’ e ödenen
primlere 6327 sayılı kanunun 29. maddesi ile ilave %25 de devlet katkısı
sağlandığından, bu prim tutarları ayrıca (Gelir Vergisi Kanunu’nun
89. maddesinde yapılan değişiklik ile) ücretliler için vergiye tabi ücret
matrahının tespitinde dikkate alınmamaktadır.
İşverence
şahıs sigorta primleri ödemelerini gelir vergisi açısından değerlendirecek
olursak;
İşverenlerce
çalışanlar adına ödenen şahıs sigorta primleri (hayat, ölüm, kaza, sağlık,
hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ) ücret olarak değerlendirilir ve
herhangi bir oran ya da tutar sınırlaması olmaksızın ticari kazancın tespitinde
ücret bordrosunda vergilendirilerek ücret gideri olarak dikkate alınır.
Çalışanların şahıs sigorta primleri ödemelerini gelir vergisi
açısından değerlendirecek olursak çalışanların ödemiş olduğu bu primlerin ücret
matrahında dikkate alınabilmesi için;
- Ödemenin
yapıldığı ayda elde edilen ücretin (maaş, prim, ikramiye, sosyal yardım ve zam
gibi sürekli nitelikteki ödemeler toplamının) %15’ini aşmaması,
- Yıllık
olarak ödenen katkı payının da asgari ücretin yıllık tutarını aşmaması
gerekmektedir.
Merkezi
Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi tarafından akdedilmiş
olması şartıyla;
-Ücretlinin
şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait birikim priminin alındığı hayat
sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin % 50 si
ile,
-Ölüm, kaza,
sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs
sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin
tamamından oluşmaktadır.
147 nolu GV
Genel Tebliğinin ‘’4. Ücret matrahının Tayininde Nazara Alınacak Diğer
İndirimler’’ başlıklı bölümünde;
‘’Diğer taraftan, şahıs
sigorta priminin birkaç aylık veya yıllık dönemler itibariyle defaten ödenmesi
halinde, yapılan ödemenin bir aylık tutarı tespit edilip, her bir aya
isabet eden miktarı o aylara ait hizmet erbabı hissesi olarak hesaplanan emekli
aidatı veya sigorta primi tutarını aşmaması şartı ile ücretin gayrisafi
tutarından indirilebilecektir. Şu kadar ki, aylık olarak hesaplanan indirime
konu prim tutarı, ödeme belgesinin işverene ibraz edildiği ayda dahil
olmak üzere, ödemenin ilişkin olduğu müteakip aylarda ücretin matrahının
tayininde nazara alınacaktır. Bu uygulamada, şahıs sigorta priminin
bir kaç aylık veya yıllık dönemler itibariyle defaten ödenmesi halinde yapılan
prim ödemesinin tutarı, ait olduğu aylara bölünmeyip, ödeme belgesinin işverene
ibraz edildiği tarihten sonraki primin ait olduğu aylara bölünmek suretiyle,
indirime konu olabilecek aylık tutarı tespit edilecektir.’’ denilmektedir.
Aynı ay içerisinde, işveren tarafından BES’ne katkı payı ödenmesi
ve çalışan tarafından da şahıs sigorta primi ödenmesi durumunda ise aylık brüt
ücretin % 15’ini aşmamak üzere, indirimin öncelikli olarak ücret matrahının
tespitinde mi kullanılacağı yoksa ticari kazancın tespitinde mi kullanılacağına
taraflar karar verecektir.
GV Kanunun 63
ve 89. maddelerine yapılan düzenlemelere göre, ödenmemiş prim ve katkı payları,
sigorta poliçesi bulunsa dahi indirim konusu yapılamamaktadır.
Geçmişe dönük
prim ödemelerinin de düzeltme yoluyla ödemenin ilgili olduğu matrahın
tespitinde indirim konusu yapılması mümkün değildir.
İşverence Bes ve özel sağlık sigortalarına ödenen katkı paylarını SGK
açısından değerlendirecek olursak;
5510 sayılı
SGK’nun 80.maddesinin b bendine göre işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık
sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari
ücretin % 30"unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik
katkı payları tutarları, prime esas
kazanca tabi tutulmaz.Özel sağlık sigortası ve bireysel emeklilik sistemi dışında
ödenen tüm şahıs sigorta primleri (hayat, ölüm, kaza, sakatlık,
işsizlik, analık, doğum ) her ne adla yapılırsa yapılsın prime esas
kazanca tabi tutulur.