8423
İŞ KANUNU
Kanun Numarası :
4857
Kabul Tarihi :
22/5/2003
Yayımlandığı
Resmî Gazete : Tarih : 10/6/2003 Sayı : 25134
Yayımlandığı Düstur :
Tertip : 5 Cilt : 42
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Amaç ve kapsam
Madde 1 - Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak
çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve
sorumluluklarını düzenlemektir.
Bu
Kanun, 4 üncü Maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu
işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet
konularına bakılmaksızın uygulanır.
İşyerleri,
işverenler, işveren vekilleri ve işçiler, 3 üncü maddedeki bildirim gününe
bakılmaksızın bu Kanun hükümleri ile bağlı olurlar.
Tanımlar
Madde 2 - Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi
çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve
kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi
denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve
olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.
İşverenin
işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve
aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme,
çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim
ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.
İşyeri,
işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu
kapsamında bir bütündür.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/48 md.; Mülga
dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)
İşveren
adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan
kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı
işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.
Bu
Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren
vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak
ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
8424
Bir
işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı
işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik
nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği
işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş
aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi
denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile
ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu
toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte
sorumludur.
Asıl
işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam
ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan
kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl
işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt
işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem
görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık
gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.
(Ek
fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine
dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile bunların doğrudan veya
dolaylı olarak sermayesinin en az yüzde ellisine sahip oldukları ortaklıklarda,
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya diğer kanun hükümleri çerçevesinde, hizmet
alımı amacıyla yapılan sözleşmeler gereğince, yüklenici aracılığıyla
çalıştırılanlar, bu şekilde çalışmış olmalarına dayanarak; (1)
a) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait
kadro veya pozisyonlara atanmaya,
b) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait
işyerlerinin kadro veya pozisyonlarında çalışanlar için toplu iş sözleşmesi,
personel kanunları veya ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre belirlenen her
türlü malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanmaya,
hak kazanamazlar.
(Ek
fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Sekizinci fıkrada belirtilen işyerlerinde
yükleniciler dışında kalan işverenler tarafından çalıştırılanlar ile bu
işyerlerinin tâbi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde kendi nam ve hesabına
sözleşme yaparak üstlendiği ihale konusu işte doğrudan kendileri çalışanlar da
aynı hükümlere tâbidir. Sekizinci fıkrada belirtilen kurum, kuruluş veya
ortaklıkların sermayesine katıldıkları ortaklıkların kadro veya pozisyonlarında
çalışan işçilerin, ortak durumundaki kamu kurum, kuruluş veya ortaklıkların
kadro veya pozisyonlarına atanma ya da bu kurum, kuruluş veya ortaklıklarda
geçerli olan malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanma talepleri hakkında
da sekizinci fıkra hükümleri uygulanır. Hizmet alımına dayanak teşkil edecek
sözleşme ve şartnamelere;
a) İşe alınacak kişilerin belirlenmesi ve
işten çıkarma yetkisinin kamu kurum, kuruluşları ve ortaklıklarına bırakılması,
b) Hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya
da geçici işçi olarak aynı iş yerinde daha önce çalışmış olanların
çalıştırılmasına devam olunması,
yönünde hükümler konulamaz.
–––––––––––––––––––––
(1) 2/7/2018
tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 145 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanunun
verdiği yetkiye” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesine” şeklinde
değiştirilmiştir.
8424-1
İşyerini
bildirme
Madde 3 - Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte
bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu
kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren
ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi
sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve
soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı,
soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.
(Değişik ikinci fıkra: 15/5/2008-5763/1 md.) Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt
işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt
işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne
göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine
ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda
muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu
işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz iş günü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz
edilebilir. (Değişik beşinci cümle: 16/9/2014-6552/1 md.) İtiraz üzerine görülecek olan dava basit yargılama
usulüne göre dört ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi hâlinde Yargıtay altı
ay içinde kesin olarak karar verir. Kamu idarelerince bu raporlara karşı
yetkili iş mahkemelerine itiraz edilmesi ve mahkeme kararlarına karşı diğer
kanun yollarına başvurulması zorunludur. Rapora otuz iş günü içinde itiraz
edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi
iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin
işçileri sayılır.(1)(2)
(Ek
fıkra:11/6/2003-4884/10 md.) Ancak,
şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret sicili memurluklarının gönderdiği
belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret sicili memurluğunca
bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili bölge müdürlüklerine
gönderilir.
(Ek fıkra:
15/5/2008-5763/1 md.) Asıl işveren-alt
işveren ilişkisinin kurulması, bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak
sözleşmede bulunması gerekli diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
––––––––––––––
(1) 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 1
inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “altı iş günü” ibareleri “otuz iş günü”
şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 1
inci maddesinde 4857 sayılı İş Kanununun
3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının
beşinci cümlesinin değiştirilmesi hüküm altına alınmış olmakla birlikte, iki
cümle şeklindeki düzenleme yerine işlenmiştir.
8424-2
İstisnalar
Madde 4 -Aşağıda belirtilen işlerde ve iş
ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz;
a) Deniz ve hava
taşıma işlerinde,
b) 50'den az
işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde
veya işletmelerinde,
c) Aile
ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri,
d) Bir ailenin
üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derece dahil) hısımları arasında
dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde,
e) Ev
hizmetlerinde,
f) (…) (1)
çıraklar hakkında, (1)
g) Sporcular
hakkında,
h) Rehabilite
edilenler hakkında,
ı) 507 sayılı
Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine uygun üç kişinin
çalıştığı işyerlerinde.
––––––––––––––
(1) 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı Kanunun 37
nci maddesiyle, bu bentte yer alan “İş sağlığı ve güvenliği hükümleri saklı
kalmak üzere” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
8425
Şu
kadar ki;
a)
Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere
yapılan yükleme ve boşaltma işleri,
b)
Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler,
c)
Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve
fabrikalarda görülen işler,
d)
Tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri,
e)
Halkın faydalanmasına açık veya
işyerinin eklentisi durumunda olan park ve bahçe işleri,
f)
Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde
çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler,
Bu
Kanun hükümlerine tabidir.
Eşit davranma ilkesi
Madde 5 – (Ek:
6/2/2014-6518/57 md.) İş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik,
siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım
yapılamaz.
İşveren,
esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli
çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan
işçiye farklı işlem yapamaz.
İşveren,
biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye,
iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve
sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı
işlem yapamaz.
Aynı
veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret
kararlaştırılamaz.
İşçinin
cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir
ücretin uygulanmasını haklı kılmaz.
İş
ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı
davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan
başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar
Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.
20
nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine
aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin
varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda,
işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur.
İşyerinin veya bir bölümünün devri
Madde 6 - İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka
birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut
olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer.
Devralan
işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden
işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.
Yukarıdaki
hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde
ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte
sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir
tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.
8426
Tüzel
kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde
birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz.
Devreden
veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir
bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı
sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik
sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları
veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır.
Yukarıdaki
hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir
bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz.
Geçici iş ilişkisi
Madde 7 - (Değişik:
6/5/2016-6715/1 md.)
Geçici
iş ilişkisi, özel istihdam bürosu aracılığıyla ya da holding bünyesi içinde
veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde görevlendirme
yapılmak suretiyle kurulabilir.
Özel
istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi, Türkiye İş Kurumunca izin
verilen özel istihdam bürosunun bir işverenle geçici işçi sağlama sözleşmesi
yaparak bir işçisini geçici olarak bu işverene devri ile;
a)
Bu Kanunun 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 74 üncü maddesinde belirtilen
hâllerde, işçinin askerlik hizmeti hâlinde ve iş sözleşmesinin askıda kaldığı
diğer hâllerde,
b)
Mevsimlik tarım işlerinde,
c)
Ev hizmetlerinde,
d)
İşletmenin günlük işlerinden sayılmayan ve aralıklı olarak gördürülen işlerde,
e)
İş sağlığı ve güvenliği bakımından acil olan işlerde veya üretimi önemli ölçüde
etkileyen zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkması hâlinde,
f)
İşletmenin ortalama mal ve hizmet üretim kapasitesinin geçici iş ilişkisi
kurulmasını gerektirecek ölçüde ve öngörülemeyen şekilde artması hâlinde,
g)
Mevsimlik işler hariç dönemsellik arz eden iş artışları hâlinde,
kurulabilir.
Geçici
işçi sağlama sözleşmesi ikinci fıkranın (a) bendinde sayılan hâllerin devamı
süresince, (b) ve (c) bentlerinde sayılan hâllerde süre sınırı olmaksızın,
diğer bentlerde sayılan hâllerde ise en fazla dört ay süreyle kurulabilir.
Yapılan bu sözleşme ikinci fıkranın (g) bendi hariç toplam sekiz ayı geçmemek
üzere en fazla iki defa yenilenebilir. Geçici işçi çalıştıran işveren,
belirtilen sürenin sonunda aynı iş için altı ay geçmedikçe yeniden geçici işçi
çalıştıramaz.
Bu
Kanunun 29 uncu maddesi kapsamında toplu işçi çıkarılan işyerlerinde sekiz ay
süresince, kamu kurum ve kuruluşlarında ve yer altında maden çıkarılan
işyerlerinde bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında geçici iş ilişkisi
kurulamaz.
Geçici
işçi çalıştıran işveren, grev ve lokavtın uygulanması sırasında 18/10/2012
tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 65 inci
maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla geçici iş ilişkisiyle işçi
çalıştıramaz.
8427
İkinci
fıkranın (f) bendi kapsamında geçici iş ilişkisi ile çalıştırılan işçi sayısı,
işyerinde çalıştırılan işçi sayısının dörtte birini geçemez. Ancak, on ve daha
az işçi çalıştırılan işyerlerinde beş işçiye kadar geçici iş ilişkisi
kurulabilir. İşçi sayısının tespitinde, kısmi süreli iş sözleşmesine göre
çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya
dönüştürülür. Geçici işçi sağlama sözleşmesi ile çalışan işçi, 30 uncu maddenin
uygulanmasında özel istihdam bürosu ve geçici işçi çalıştıran işverenin işçi
sayısına dâhil edilmez.
Geçici
işçi çalıştıran işveren, iş sözleşmesi feshedilen işçisini fesih tarihinden
itibaren altı ay geçmeden geçici iş ilişkisi kapsamında çalıştıramaz.
Geçici
işçi, geçici işçi çalıştıran işverenden özel istihdam bürosunun hizmet bedeline
mahsup edilmek üzere avans veya borç alamaz.
Geçici
işçi çalıştıran işveren;
a)
İşin gereği ve geçici işçi sağlama sözleşmesine uygun olarak geçici işçisine
talimat verme yetkisine sahiptir.
b)
İşyerindeki açık iş pozisyonlarını geçici işçisine bildirmek ve Türkiye İş
Kurumu tarafından istenecek belgeleri belirlenen sürelerle saklamakla yükümlüdür.
c)
Geçici işçinin iş kazası ve meslek hastalığı hâllerini özel istihdam bürosuna
derhâl, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun 13 üncü ve 14 üncü maddelerine göre ilgili mercilere
bildirmekle yükümlüdür.
d)
Geçici işçileri çalıştıkları dönemlerde, işyerindeki sosyal hizmetlerden eşit
muamele ilkesince yararlandırır. Geçici işçiler, çalışmadıkları dönemlerde ise
özel istihdam bürosundaki eğitim ve çocuk bakım hizmetlerinden yararlandırılır.
e)
İşyerindeki geçici işçilerin istihdam durumuna ilişkin bilgileri varsa işyeri
sendika temsilcisine bildirmekle yükümlüdür.
f)
20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 17 nci
maddesinin altıncı fıkrasında öngörülen eğitimleri vermekle ve iş sağlığı ve
güvenliği açısından gereken tedbirleri almakla, geçici işçi de bu eğitimlere
katılmakla yükümlüdür.
Geçici
işçinin, geçici işçiyi çalıştıran işverenin işyerindeki çalışma süresince temel
çalışma koşulları, bu işçilerin aynı işveren tarafından aynı iş için doğrudan
istihdamı hâlinde sağlanacak koşulların altında olamaz.
Geçici
iş ilişkisinde işveren özel istihdam bürosudur. Özel istihdam bürosu
aracılığıyla geçici iş ilişkisi, geçici işçi ile iş sözleşmesi, geçici işçi
çalıştıran işveren ile geçici işçi sağlama sözleşmesi yapmak suretiyle yazılı
olarak kurulur. Özel istihdam bürosu ile geçici işçi çalıştıran işveren
arasında yapılacak geçici işçi sağlama sözleşmesinde; sözleşmenin başlangıç ve
bitiş tarihi, işin niteliği, özel istihdam bürosunun hizmet bedeli, varsa
geçici işçi çalıştıran işverenin ve özel istihdam bürosunun özel yükümlülükleri
yer alır. Geçici işçinin, Türkiye İş Kurumundan veya bir başka özel istihdam
bürosundan hizmet almasını ya da iş görme edimini yerine getirdikten sonra geçici
işçi olarak çalıştığı işveren veya farklı bir işverenin işyerinde çalışmasını
engelleyen hükümler konulamaz. Geçici işçi ile yapılacak iş sözleşmesinde,
işçinin ne kadar süre içerisinde işe çağrılmazsa haklı nedenle iş sözleşmesini
feshedebileceği belirtilir. Bu süre üç ayı geçemez.
8428
İkinci
fıkranın (f) bendi kapsamında kurulan geçici iş ilişkisinde, geçici işçi
çalıştıran işveren işyerinde bir ayın üzerinde çalışan geçici işçilerin
ücretlerinin ödenip ödenmediğini çalıştığı süre boyunca her ay kontrol etmekle,
özel istihdam bürosu ise ücretin ödendiğini gösteren belgeleri aylık olarak
geçici işçi çalıştıran işverene ibraz etmekle yükümlüdür. Geçici işçi
çalıştıran işveren, ödenmeyen ücretler mevcut ise bunlar ödenene kadar özel
istihdam bürosunun alacağını ödemeyerek, özel istihdam bürosunun alacağından
mahsup etmek kaydıyla geçici işçilerin en çok üç aya kadar olan ücretlerini
doğrudan işçilerin banka hesabına yatırır. Ücreti ödenmeyen işçiler ve
ödenmeyen ücret tutarları geçici işçi çalıştıran işveren tarafından çalışma ve
iş kurumu il müdürlüğüne bildirilir.
Sözleşmede
belirtilen sürenin dolmasına rağmen geçici iş ilişkisinin devam etmesi hâlinde,
geçici işçi çalıştıran işveren ile işçi arasında sözleşmenin sona erme
tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi kurulmuş sayılır. Bu durumda
özel istihdam bürosu işçinin geçici iş ilişkisinden kaynaklanan ücretinden,
işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden sözleşme süresiyle
sınırlı olmak üzere sorumludur.
Geçici
işçi, işyerine ve işe ilişkin olmak kaydıyla kusuru ile neden olduğu zarardan,
geçici işçi çalıştıran işverene karşı sorumludur.
İşverenin,
devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçisini, holding bünyesi
içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde iş görme
edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi hâlinde de geçici iş
ilişkisi kurulmuş olur. Bu fıkra kapsamında geçici iş ilişkisi, yazılı olarak
altı ayı geçmemek üzere kurulabilir ve en fazla iki defa yenilenebilir.
İşçisini geçici olarak devreden işverenin ücret ödeme yükümlülüğü devam eder.
Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede
ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden,
devreden işveren ile birlikte sorumludur. Dördüncü, beşinci, onuncu ve on
dördüncü fıkralar ve dokuzuncu fıkranın (a) ve (f) bentleri ile (d) bendinin
birinci cümlesinde düzenlenen hak ve yükümlülükler bu fıkraya göre kurulan
geçici iş ilişkisinde de uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM
İş
Sözleşmesi, Türleri ve Feshi
Tanım ve şekil
Madde 8 - İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi)
bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi
üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi belirtilmedikçe,
özel bir şekle tâbi değildir.
Süresi bir yıl
ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bu
belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
Yazılı sözleşme
yapılmayan hallerde işveren işçiye en geç iki ay içinde genel ve özel çalışma
koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa
ücret eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini,
fesih halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir
belge vermekle yükümlüdür. Süresi bir ayı geçmeyen belirli süreli iş
sözleşmelerinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. İş sözleşmesi iki aylık süre
dolmadan sona ermiş ise, bu bilgilerin en geç sona erme tarihinde işçiye yazılı
olarak verilmesi zorunludur.
8428-1
Türü ve çalışma biçimlerini belirleme
serbestisi
Madde 9 - Taraflar iş sözleşmesini, Kanun hükümleriyle getirilen sınırlamalar
saklı kalmak koşuluyla, ihtiyaçlarına uygun türde düzenleyebilirler.
İş
sözleşmeleri belirli veya belirsiz süreli yapılır. Bu sözleşmeler çalışma
biçimleri bakımından tam süreli veya kısmî süreli yahut deneme süreli ya da
diğer türde oluşturulabilir.
Sürekli ve süreksiz işlerdeki iş
sözleşmeleri
Madde 10 - Nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş,
bundan fazla devam edenlere sürekli iş
denir.
Bu
Kanunun 3, 8, 12, 13, 14, 15, 17, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 34, 53,
54, 55, 56, 57, 58, 59, 75, 80 ve geçici 6 ncı
maddeleri süreksiz işlerde yapılan iş sözleşmelerinde uygulanmaz.
Süreksiz işlerde, bu maddelerde düzenlenen konularda Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.
Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi
Madde 11 - İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme
belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin
tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara
bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi
belirli süreli iş sözleşmesidir.
Belirli
süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste
(zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz
süreli kabul edilir.
Esaslı
nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini
korurlar.
Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi
ayırımın sınırları
Madde 12 - Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı
kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı
belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme
tâbi tutulamaz.
Belirli
süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt alınarak
ödenecek ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, işçinin çalıştığı
süreye orantılı olarak verilir. Herhangi bir çalışma şartından yararlanmak için
aynı işyeri veya işletmede geçirilen kıdem arandığında belirli süreli iş
sözleşmesine göre çalışan işçi için farklı kıdem uygulanmasını haklı gösteren
bir neden olmadıkça, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan emsal işçi
hakkında esas alınan kıdem uygulanır.
Emsal
işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle
çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o
işkolunda şartlara uygun bir işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen belirsiz
süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınır.
Kısmî süreli ve tam süreli iş sözleşmesi
Madde 13 - İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle
çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme
kısmî süreli iş sözleşmesidir.
Kısmî
süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden
olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmî süreli olmasından dolayı tam süreli
emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamaz. Kısmî süreli çalışan işçinin
ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre
çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir.
8428-2
Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli
çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o
işkolunda şartlara uygun işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen tam süreli iş
sözleşmesiyle çalıştırılan işçi esas alınır.
İşyerinde
çalışan işçilerin, niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmî süreliden
tam süreliye veya tam süreliden kısmî süreliye geçirilme istekleri işverence
dikkate alınır ve boş yerler zamanında duyurulur.
(Ek
fıkra: 29/1/2016-6663/21 md.) Bu
kanunun 74 üncü maddesinde öngörülen izinlerin bitiminden sonra mecburi
ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar bu maddeye göre
ebeveynlerden biri kısmi süreli çalışma talebinde bulunabilir. Bu talep işveren
tarafından karşılanır ve geçerli fesih nedeni sayılmaz. Bu fıkra kapsamında
kısmi süreli çalışmaya başlayan işçi, aynı çocuk için bir daha bu haktan
faydalanmamak üzere tam zamanlı çalışmaya dönebilir. Kısmi süreli çalışmaya
geçen işçinin tam zamanlı çalışmaya başlaması durumunda yerine işe alınan
işçinin iş sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Bu haktan faydalanmak veya tam
zamanlı çalışmaya geri dönmek isteyen işçi işverene bunu en az bir ay önce
yazılı olarak bildirir. Ebeveynlerden birinin çalışmaması hâlinde, çalışan eş
kısmi süreli çalışma talebinde bulunamaz. Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu
eşiyle birlikte veya münferiden evlat edinenler de çocuğun fiilen teslim
edildiği tarihten itibaren bu haktan faydalanır.
(Ek fıkra: 29/1/2016-6663/21 md.) Beşinci fıkra kapsamında hangi sektör veya işlerde kısmi
çalışma yapılabileceği ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Çağrı üzerine çalışma ve uzaktan çalışma(1)
Madde 14 - Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak
kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin
kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir
iş sözleşmesidir.
Hafta, ay veya
yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar
belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat kararlaştırılmış
sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın
veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır.
İşçiden iş görme
borcunu yerine getirmesini çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan işveren, bu
çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı zamandan en az dört gün
önce yapmak zorundadır. Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine
getirmekle yükümlüdür. Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise,
işveren her çağrıda işçiyi günde en az dört saat üst üste çalıştırmak
zorundadır.
(Ek fıkra: 6/5/2016-6715/2 md.) Uzaktan
çalışma; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş
görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında
yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir.
(Ek fıkra: 6/5/2016-6715/2 md.)
Dördüncü fıkraya göre yapılacak iş sözleşmesinde; işin
tanımı, yapılma şekli, işin süresi ve yeri, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin
hususlar, işveren tarafından sağlanan ekipman ve bunların korunmasına ilişkin
yükümlülükler, işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma
şartlarına ilişkin hükümler yer alır.
––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “ Çağrı üzerine çalışma”’ iken 6/5/2016
tarih ve 6715 sayılı Kanınun 2 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
8428-3
(Ek fıkra: 6/5/2016-6715/2 md.)
Uzaktan çalışmada işçiler, esaslı neden olmadıkça salt iş
sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi
tutulamaz. İşveren, uzaktan çalışma ilişkisiyle iş verdiği çalışanın yaptığı
işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda
çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve
sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla
yükümlüdür.
(Ek fıkra: 6/5/2016-6715/2 md.)
Uzaktan çalışmanın usul ve esasları, işin niteliği dikkate
alınarak hangi işlerde uzaktan çalışmanın yapılamayacağı, verilerin korunması
ve paylaşılmasına ilişkin işletme kurallarının uygulanması ile diğer hususlar
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle
belirlenir.
Deneme süreli iş sözleşmesi
Madde 15 - Taraflarca iş sözleşmesine bir deneme kaydı
konulduğunda, bunun süresi en çok iki ay olabilir. Ancak deneme süresi toplu iş
sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir.
Deneme süresi
içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve
tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları
saklıdır.
Takım
sözleşmesi ile oluşturulan iş sözleşmeleri
Madde 16 - Birden çok işçinin meydana getirdiği
bir takımı temsilen bu işçilerden birinin, takım kılavuzu sıfatıyla işverenle
yaptığı sözleşmeye takım sözleşmesi denir.
Takım sözleşmesinin, oluşturulacak iş sözleşmeleri için
hangi süre kararlaştırılmış olursa olsun, yazılı yapılması gerekir. Sözleşmede
her işçinin kimliği ve alacağı ücret ayrı ayrı gösterilir.
Takım sözleşmesinde isimleri yazılı işçilerden her
birinin işe başlamasıyla, o işçi ile işveren arasında takım sözleşmesinde
belirlenen şartlarla bir iş sözleşmesi yapılmış sayılır. Ancak, takım
sözleşmesi hakkında Borçlar Kanununun 110 uncu maddesi hükmü de uygulanır.
İşe başlamasıyla iş sözleşmesi kurulan işçilere
ücretlerini işveren veya işveren vekili her birine ayrı ayrı ödemek zorundadır.
Takım kılavuzu için, takıma dahil işçilerin ücretlerinden işe aracılık veya
benzeri bir nedenle kesinti yapılamaz.
Süreli fesih
Madde 17 - Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin
feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.
İş sözleşmeleri;
a)
İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından
başlayarak iki hafta sonra,
b)
İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
c)
İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
d)
İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz
hafta sonra,
Feshedilmiş
sayılır.
Bu
süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.
Bildirim
şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat
ödemek zorundadır.
8429
İşveren
bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini
feshedebilir.
İşverenin
bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek
sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin
uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun
18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş
sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda
işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için
bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat
ödenmesini gerektirir.
Bu
maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek
ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci
fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile
ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan
doğan menfaatler de göz önünde tutulur.
Feshin geçerli sebebe dayandırılması
Madde 18 - Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran
işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan
işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin
yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin
gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/2 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerde
kıdem şartı aranmaz.
Altı
aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır.
Özellikle
aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz:
a)
Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma
saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak.
b)
İşyeri sendika temsilciliği yapmak.
c)
Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine
getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu
hususta başlatılmış sürece katılmak.(1)
d)
Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din,
siyasi görüş ve benzeri nedenler.
e)
74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu
sürelerde işe gelmemek.
f)
Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt
bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık.
İşçinin altı aylık kıdemi, aynı
işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap
edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde,
işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına
göre belirlenir.
––––––––––––––
(1) 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 32
nci maddesiyle; bu bentte yer alan“Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını
takip” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya yükümlülüklerini yerine getirmek”
ibaresi eklenmiştir.
8430
İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve
yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve
işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında bu madde,
19 ve 21 inci maddeler ile 25
inci maddenin son fıkrası uygulanmaz.
Sözleşmenin
feshinde usul
Madde 19 - İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık
ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.
Hakkındaki
iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi,
o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak,
işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi
şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.
Fesih bildirimine itiraz ve usulü
Madde 20 – (Değişik birinci
fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) İş sözleşmesi
feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen
sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği
tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu
hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti
sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten
itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar
anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de
götürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle
davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir.
Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde
arabulucuya başvurulabilir.
Feshin
geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin
başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla
yükümlüdür.
(Değişik üçüncü fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) Dava
ivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna
başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar
verir.
(İptal dördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/10/2005
tarihli ve E.:2003/66, K.:2005/72 sayılı Kararı ile.)
Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
Madde 21 - İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli
olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine
karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır.
İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az
dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü
olur.
Mahkeme
veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe
başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.
Kararın
kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar
doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları
ödenir.
(Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Mahkeme
veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada
düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal
olarak belirler.
8431
İşçi
işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem
tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine
göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi
verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait
ücret tutarı ayrıca ödenir.
İşçi kesinleşen mahkeme veya özel
hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için
işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz
ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece
bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
(Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12
md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe
başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde;
a) İşe
başlatma tarihini,
b) Üçüncü
fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını,
c) İşçinin
işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal
miktarını,
belirlemeleri
zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre
düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih
geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü
fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde
sözleşme hükümleri geçersizdir.
Çalışma koşullarında değişiklik ve iş
sözleşmesinin feshi
Madde 22 - İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki
personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma
koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek
suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi
bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren
değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli
nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak
suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde
hükümlerine göre dava açabilir.
Taraflar
aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma
koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.
Yeni
işverenin sorumluluğu
Madde 23 - Süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir
işverenin işine girmiş olan işçi, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut
bildirim süresine uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine girerse
sözleşmenin bu suretle feshinden ötürü, işçinin sorumluluğu yanında, ayrıca
yeni işveren de aşağıdaki hallerde birlikte sorumludur:
a)
İşçinin bu davranışına, yeni işe girdiği işveren sebep olmuşsa.
b)
Yeni işveren, işçinin bu davranışını bilerek onu işe almışsa.
c)
Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi onu çalıştırmaya
devam ederse.
8432
İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı
Madde 24 - Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş
sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin
feshedebilir:
I.
Sağlık sebepleri:
a)
İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple
işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa.
b)
İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan
buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi
ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa.
II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına
uymayan haller ve benzerleri:
a)
İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri
hakkında yanlış vasıflar veya şartlar
göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek
suretiyle işçiyi yanıltırsa.
b)
İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak
şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde
bulunursa.
c)
İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya
gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı
davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden
birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve
haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü
kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine
rağmen gerekli önlemler alınmazsa.
e)
İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına
uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
f)
Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da
işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği
hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı
ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları
uygulanmazsa.
III.
Zorlayıcı sebepler:
İşçinin
çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek
zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa.
İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı
Madde 25 - Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş
sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin
feshedebilir:
I-
Sağlık sebepleri:
a)
İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye
düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması
veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş
günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.(1)
––––––––––––––
(1) 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1
inci maddesiyle, bu alt bentte yer alan
“veya sakatlığa uğraması halinde” ibaresi “yakalanması veya engelli hâle
gelmesi durumunda” şeklinde
değiştirilmiştir.
8433
b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi
edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun
Sağlık Kurulunca saptanması durumunda.
(a)
alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik
gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen
hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim
sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu
süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin
askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.
II-
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı
noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı
halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun
olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden
birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda
bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve
isnadlarda bulunması.
c) İşçinin
işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin
işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine
sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak
gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.(1)
e) İşçinin, işverenin
güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya
atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
f) İşçinin,
işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir
suç işlemesi.
g)
İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı
ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden
sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.
h)
İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde
yapmamakta ısrar etmesi.
ı)
İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye
düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan
makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin
tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.
III-
Zorlayıcı sebepler:
İşçiyi
işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir
sebebin ortaya çıkması.
IV-
İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci
maddedeki bildirim süresini aşması.
İşçi
feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18,
20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
––––––––––––––
(1) 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı Kanunun 32
nci maddesiyle, bu alt bentte yer alan “veya 84 üncü maddeye aykırı hareket
etmesi” ibaresi “, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi
ya da işyerinde bu maddeleri kullanması” şeklinde değiştirilmiştir.
8434
Derhal fesih hakkını kullanma süresi
Madde 26 - 24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına
uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih
yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın
öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin
gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda
maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.
Bu
haller sebebiyle işçi yahut işverenden iş sözleşmesini yukarıdaki fıkrada
öngörülen süre içinde feshedenlerin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır.
Yeni iş arama izni
Madde 27- Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için
gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan
vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi
isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş
arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki
günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.
İşveren yeni iş arama iznini vermez
veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir.
İşveren,
iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir
çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin
ücretini yüzde yüz zamlı öder.
Çalışma belgesi
Madde 28 - İşten ayrılan işçiye, işveren tarafından işinin çeşidinin ne olduğunu
ve süresini gösteren bir belge verilir.
Belgenin
vaktinde verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından
zarar gören işçi veyahut işçiyi işine alan yeni işveren eski işverenden
tazminat isteyebilir.
Bu
belgeler her türlü resim ve harçtan muaftır.
Toplu işçi
çıkarma
Madde 29 - İşveren; ekonomik, teknolojik,
yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi
çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile, işyeri sendika
temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir.
İşyerinde
çalışan işçi sayısı:
a) 20 ile 100
işçi arasında ise, en az 10 işçinin,
b) 101 ile 300
işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin,
c) 301 ve daha
fazla ise, en az 30 işçinin,
İşine 17 nci
madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son
verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır.
Birinci fıkra
uyarınca yapılacak bildirimde işçi çıkarmanın sebepleri, bundan etkilenecek
işçi sayısı ve grupları ile işe son verme işlemlerinin hangi zaman diliminde
gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur.
8434-1
Bildirimden
sonra işyeri sendika temsilcileri ile işveren arasında yapılacak görüşmelerde,
toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması
yahut çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi
konuları ele alınır. Görüşmelerin sonunda, toplantının yapıldığını gösteren bir
belge düzenlenir.
Fesih
bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne
bildirmesinden otuz gün sonra hüküm
doğurur.
İşyerinin
bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi halinde,
işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye
İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür. İşveren toplu işçi
çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde aynı nitelikteki iş için
yeniden işçi almak istediği takdirde nitelikleri uygun olanları tercihen işe
çağırır.
Mevsim ve
kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında, işten
çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu işçi çıkarmaya
ilişkin hükümler uygulanmaz.
İşveren toplu
işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 18, 19, 20 ve 21 inci madde hükümlerinin
uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz; aksi halde işçi bu maddelere göre
dava açabilir.
Engelli ve eski hükümlü çalıştırma
zorunluluğu(1)(2)(3)
Madde 30 – (Değişik :
15/5/2008-5763/2 md.)
İşverenler,
elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç
engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli ve yüzde iki eski hükümlü
işçiyi veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu veya 16/6/1927
tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu kapsamına
giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan terör olaylarının sebep ve tesiri
sonucu malul sayılmayacak şekilde yaralananları meslek, beden ve ruhi durumlarına
uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden
fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi
sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.(2)
––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Özürlü, eski hükümlü ve
terör mağduru çalıştırma zorunluluğu” iken, 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı
Kanunun 2 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 4/7/2012 tarihli ve 6353 sayılı Kanunun 79
uncu maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “eski hükümlü işçiyi”
ibaresinden sonra gelmek üzere “veya 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik
Kanunu veya 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri
Memurlar Kanunu kapsamına giren ve askerlik hizmetini yaparken 12/4/1991
tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesinde sayılan
terör olaylarının sebep ve tesiri sonucu malul sayılmayacak şekilde
yaralananları” ibaresi eklenmiştir.
(3) 25/4/2013
tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddenin başlığında yer alan “Özürlü” ibaresi
“Engelli”, birinci fıkrasında yer alan “özürlü” ibareleri “engelli”, ikinci
fıkrasında yer alan “sakatlananlara” ibaresi “engelli hâle gelenlere”, dördüncü
fıkrasında yer alan “özürlü” ibaresi “engelli” şeklinde değiştirilmiştir.
8434-2
Bu kapsamda
çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirli ve belirsiz süreli iş
sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş
sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya
dönüştürülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz,
yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür. İşyerinin işçisi iken engelli
hâle gelenlere öncelik tanınır.(1)
İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları
işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlarlar. Bu kapsamda çalıştırılacak
işçilerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların
işyerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel çalışma ile mesleğe
yöneltilmeleri, mesleki yönden işverence nasıl
işe alınacakları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü
alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.(2)
Yer altı ve su altı işlerinde engelli işçi
çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının
tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.(3)
––––––––––––––
(1) 25/4/2013
tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“sakatlananlara” ibaresi “engelli hâle gelenlere” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı
Kanunun 58 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “nasıl işe
alınacakları,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığının görüşü alınarak” ibaresi eklenmiştir.
(3) 25/4/2013 tarihli ve
6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan yer alan “özürlü”
ibaresi “engelli” şeklinde değiştirilmiştir.
8435
Bir işyerinden malulen
ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski
işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski
işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka
isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan
şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine
getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında
tazminat öder.
Özel sektör işverenlerince bu madde
kapsamında çalıştırılan 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununa tabi engelli sigortalılar ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanunun
14 üncü maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan engelli
sigortalıların, aynı Kanunun 72 nci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci
maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta
primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası engelli çalıştıran,
yükümlü olmadıkları halde engelli çalıştıran işverenlerin bu şekilde
çalıştırdıkları her bir engelli için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden
hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı Hazinece karşılanır.
İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin
çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık
prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna
verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı
hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait
tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi
gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna
yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil
edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında
gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. (Ek cümle: 31/7/2008-5797/10 md.) Bu fıkrada düzenlenen teşvik,
kamu idareleri hariç 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılara ilişkin matrah
ve oranlar üzerinden olmak üzere, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi
kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır. Bu
fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken
belirlenir. (1)(2)(3)
–––––––––––––
(1) 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 38
nci maddesiyle bu fıkranın 1/7/2008 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına
alınmıştır.
(2) 25/4/2013
tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “özürlü” ibareleri
“engelli” şeklinde
değiştirilmiştir.
(3) 6/2/2014 tarihli ve 6518
sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “yüzde ellisi” ibaresi “tamamı” şeklinde değiştirilmiştir.
8436
(Değişik yedinci fıkra:
11/10/2011-KHK-665/28 md.) Bu
maddeye aykırılık hallerinde 101 inci madde uyarınca tahsil edilecek cezalar, engellilerin ve eski
hükümlülerin kendi işini kurmaları, engellinin
iş bulmasını sağlayacak destek teknolojileri, engellinin işe yerleştirilmesi, işe ve işyerine uyumunun sağlanması ve
bu gibi projelerde kullanılır. Tahsil edilen cezaların kullanımına ilişkin
hususlar, Türkiye İş Kurumunun koordinatörlüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü,
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel
Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, en çok işçi
ve işvereni temsil eden üst kuruluşların ve en çok engelliyi temsil eden üst kuruluşun birer temsilcisinden oluşan
komisyon tarafından karara bağlanır. Komisyonun çalışma usul ve esasları
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. (1)
Eski hükümlü çalıştırılmasında, kanunlardaki
kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır.
Askerlik ve kanundan doğan çalışma
Madde 31 - Muvazzaf askerlik ödevi dışında
manevra veya herhangi bir sebeple silah altına alınan veyahut herhangi bir
kanundan doğan çalışma ödevi yüzünden işinden ayrılan işçinin iş sözleşmesi
işinden ayrıldığı günden başlayarak iki ay sonra işverence feshedilmiş sayılır.
İşçinin bu
haktan faydalanabilmesi için o işte en az bir yıl çalışmış olması şarttır. Bir
yıldan çok çalışmaya karşılık her fazla yıl için, ayrıca iki gün eklenir. Şu
kadar ki bu sürenin tamamı doksan günü geçemez.
İş sözleşmesinin feshedilmiş sayılabilmesi için
beklenilmesi gereken süre içinde işçinin ücreti işlemez. Ancak özel kanunların
bu husustaki hükümleri saklıdır. Bu süre içinde iş sözleşmesinin Kanundan doğan
başka bir sebebe dayanılarak işveren veya işçi tarafından feshedildiği öteki
tarafa bildirilmiş olsa bile, fesih için Kanunun gösterdiği süre bu sürenin
bitiminden sonra işlemeye başlar. Ancak iş sözleşmesi belirli süreli olarak yapılmış ve sözleşme yukarıda
yazılı süre içinde kendiliğinden sona eriyorsa bu madde hükümleri uygulanmaz.
Herhangi bir
askeri ve kanuni ödev dolayısıyla işinden ayrılan işçiler bu ödevin sona
ermesinden başlayarak iki ay içinde işe girmek istedikleri takdirde işveren
bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak
ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak
zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma
yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye üç
aylık ücret tutarında tazminat öder.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ücret
Ücret ve ücretin ödenmesi
Madde 32 - Genel anlamda ücret bir kimseye bir
iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile
ödenen tutardır.
––––––––––––––
(1) 25/4/2013
tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“özürlülerin”, “özürlünün”, “Özürlü” ve “özürlüyü” ibareleri sırasıyla
“engellilerin”, “engellinin”, “Engelli” ve “engelliyi” şeklinde değiştirilmiştir.
8436-1
(Değişik ikinci fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) Ücret, prim, ikramiye ve bu
nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya
özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu
nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme
günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Çalıştırılan işçilerin
ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak
açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi
mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin
bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü
kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve
bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten
sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu
Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim,
ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka
hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü
kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını
özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.
(Ek fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) İşçinin ücret, prim,
ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka
hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar
anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Emre muharrer
senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia
olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz.
Ücret en geç
ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi
bir haftaya kadar indirilebilir.
İş
sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan
para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.
Meyhane ve
benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda, buralarda
çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz.
Ücret
alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.
İşverenin ödeme aczine düşmesi
Madde 33 – (Mülga : 15/5/2008-5763/37 md.)
8437
Ücretin gününde ödenmemesi
Madde 34 - Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden
dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu
nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri
sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez.
Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı
uygulanır.
Bu
işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine
yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.
Ücretin saklı kısmı
Madde 35 - İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya
başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak,
işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir
edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları
saklıdır.
Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin
hakedişlerinden ücreti kesme yükümlülüğü
Madde 36 - Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi
teşebbüsleri yahut özel kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide
verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım
işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri
ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin
başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan
istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler. (1)
Bunun
için hakediş ödeneceği ilgili idare tarafından işyerinde şantiye şefliği işyeri
ilân tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin görebileceği
yerlere yazılı ilân asılmak suretiyle duyurulur. Ücret alacağı olan işçilerin
her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası
hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez.
Anılan
müteahhitlerin bu işverenlerdeki her çeşit teminat ve hakedişleri üzerinde
yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz ve icra takibi
bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan
sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.
Bir
işverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan
tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş ve tam işlenmiş mallar ve başka kıymetler
üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin icra
kararının alındığı tarihten önceki üç aylık dönem içindeki ücret alacaklarını
karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.
(Değişik beşinci fıkra: 10/9/2014-6552/3 md.) İşverenler, alt işverene iş vermeleri
hâlinde, bunların işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin
başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen
ücretleri hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırmakla
yükümlüdür.
Ücret hesap pusulası
Madde 37 - İşveren işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret
hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula
vermek zorundadır.
Bu
pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili,
bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler
tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit
kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Bu
işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.
–––––––––––––––––––––
(1)
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 145 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“özel kanunla verilmiş
yetkiye” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesine” şeklinde değiştirilmiştir.
8438
Ücret kesme cezası
Madde 38 - İşveren toplu sözleşme veya iş sözleşmelerinde gösterilmiş olan
sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez.
İşçi
ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal sebepleriyle
beraber bildirilmesi gerekir. İşçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintiler
bir ayda iki gündelikten veya parça başına yahut yapılan iş miktarına göre
verilen ücretlerde işçinin iki günlük kazancından fazla olamaz.
Bu
paralar işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetleri için kullanılıp harcanmak üzere
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına Bakanlıkça belirtilecek
Türkiye'de kurulu bulunan ve mevduat kabul etme yetkisini haiz bankalardan birine, kesildiği tarihten
itibaren bir ay içinde yatırılır. Her işveren işyerinde bu paraların ayrı bir
hesabını tutmaya mecburdur. Birikmiş bulunan ceza paralarının nerelere ve ne
kadar verileceği Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanının başkanlık edeceği ve işçi temsilcilerinin de
katılacağı bir kurul tarafından karara bağlanır. Bu kurulun kimlerden teşekkül
edeceği, nasıl ve hangi esaslara göre çalışacağı çıkarılacak bir yönetmelikte
gösterilir.
Asgari ücret
Madde 39 - İş sözleşmesi ile çalışan ve bu
Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal
durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari
Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki
yılda bir belirlenir.
(Mülga ikinci fıkra: 2/7/2018-KHK/700/145 md.)
Komisyon
kararları kesindir. Kararlar Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer.
Komisyonun
toplanma ve çalışma şekli, asgari ücretlerin tespiti sırasında uygulanacak
esaslar ile başkan, üye ve raportörlere verilecek huzur hakları Maliye
Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığının birlikte hazırlayacakları yönetmelikte belirtilir.
Asgari
Ücret Tespit Komisyonunun sekretarya hizmetleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı tarafından yerine getirilir.
Yarım ücret
Madde 40 - 24 ve 25 inci maddelerin (III) numaralı bentlerinde gösterilen
zorlayıcı sebepler dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu
bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir.
8439
Fazla çalışma ücreti
Madde 41 - Ülkenin genel yararları yahut işin
niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir.
Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati
aşan çalışmalardır. 63 üncü madde
hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık
ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı
haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Her
bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat
başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.
Haftalık
çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda
yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma
süresini aşan ve kırkbeş saate kadar
yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda,
her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat
başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.
Fazla
çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar
karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat
otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş
dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.
İşçi
hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve
ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.
63
üncü maddenin son fıkrasında yazılı
sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede
belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz.
Fazla
saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.
Fazla
çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/4 md.) Bu Kanunun 42 nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâller
dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere fazla çalışma
yaptırılamaz.
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/4 md.) Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, bu Kanunun 42
nci ve 43 üncü maddelerinde sayılan hâllerde haftalık otuz yedi buçuk saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal
çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere
arttırılması suretiyle ödenir. (1)(2)
Fazla
çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak
yönetmelikte gösterilir.
Zorunlu nedenlerle fazla çalışma
Madde 42 - Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde
yahut makineler veya araç ve gereç için hemen yapılması gerekli acele işlerde,
yahut zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkmasında, işyerinin normal çalışmasını
sağlayacak dereceyi aşmamak koşulu ile işçilerin hepsi veya bir kısmına fazla
çalışma yaptırılabilir. Bu durumda fazla çalışma yapan işçilere uygun bir
dinlenme süresi verilmesi zorunludur.
Şu
kadar ki, zorunlu sebeplerle yapılan fazla çalışmalar için 41 inci maddenin
birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır.
Olağanüstü hallerde fazla çalışma
Madde 43 - Seferberlik sırasında ve bu süreyi aşmamak şartıyla yurt savunmasının
gereklerini karşılayan işyerlerinde fazla çalışmaya lüzum görülürse işlerin
çeşidine ve ihtiyacın derecesine göre Cumhurbaşkanı günlük çalışma süresini, işçinin en çok çalışma gücüne çıkarabilir. (3)
Bu
suretle fazla çalıştırılan işçiler için verilecek ücret hakkında 41 inci
maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uygulanır.
––––––––––––––
(1) 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 145
inci maddesiyle bu fıkranın 1/1/2015 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına
alınmıştır.
(2) 4/4/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 34
üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “haftalık otuz altı saati aşan” ibaresi
“haftalık otuz yedi buçuk saati aşan” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 145
inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde değiştirilmiştir.
8440
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde
çalışma
Madde 44 - Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp
çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır.
Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için
işçinin onayı gereklidir.
Bu
günlere ait ücretler 47 nci maddeye göre ödenir.
Saklı haklar
Madde 45 - Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram
ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü
ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.
Bu
hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş
sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.
Hafta tatili ücreti
Madde 46 - Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde,
işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde
çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en
az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.
Çalışılmayan
hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti
tam olarak ödenir.
Şu
kadar ki;
a)
Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret
ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri,
b)
(Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek
2 nci maddede sayılan izin süreleri,
c)
Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer
izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri,
Çalışılmış
günler gibi hesaba katılır.
Zorlayıcı
ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç
gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günleri
ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılmış sayılır.
Bir
işyerinde işin bir haftadan fazla bir süre ile tatil edilmesini gerektiren
zorlayıcı sebepler ortaya çıktığı zaman, 24 ve 25 inci maddelerin (III)
numaralı bentlerinde gösterilen zorlayıcı sebeplerden ötürü çalışılmayan günler
için işçilere ödenen yarım ücret hafta tatili günü için de ödenir.
Yüzde
usulünün uygulandığı işyerlerinde hafta tatili ücreti işverence işçiye ödenir.
Genel tatil ücreti
Madde 47 - Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere, kanunlarda
ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa,
bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak
çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir.
Yüzde
usulünün uygulandığı işyerlerinde işçilerin ulusal bayram ve genel tatil
ücretleri işverence işçiye ödenir.
8441
Geçici iş göremezlik
Madde 48 - İşçilere geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi
gerektiği zamanlarda geçici iş göremezlik süresine rastlayan ulusal bayram,
genel tatil ve hafta tatilleri, ödeme yapılan kurum veya sandıklar tarafından
geçici iş göremezlik ölçüsü üzerinden ödenir.
Hastalık
nedeni ile çalışılmayan günlerde Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ödenen
geçici iş göremezlik ödeneği aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup
edilir.
Ücret şekillerine göre tatil ücreti
Madde 49 - İşçinin tatil günü ücreti çalıştığı günlere göre bir güne düşen
ücretidir.
Parça
başına, akort, götürü veya yüzde usulü ile çalışan işçilerin tatil günü ücreti,
ödeme döneminde kazandığı ücretin aynı süre içinde çalıştığı günlere bölünmesi
suretiyle hesaplanır.
Saat
ücreti ile çalışan işçilerin tatil günü ücreti saat ücretinin yedibuçuk
katıdır.
Hasta,
izinli veya sair sebeplerle mazeretli olduğu hallerde dahi aylığı tam olarak
ödenen aylık ücretli işçilere 46, 47 ve 48 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri uygulanmaz. Ancak bunlardan ulusal
bayram ve genel tatil günlerinde
çalışanlara ayrıca çalıştığı her gün için bir günlük ücreti ödenir.
Tatil ücretine girmeyen kısımlar
Madde 50 - Fazla çalışma karşılığı olarak alınan
ücretler, primler, işyerinin temelli işçisi olarak normal çalışma saatleri
dışında hazırlama, tamamlama, temizleme işlerinde çalışan işçilerin bu işler
için aldıkları ücretler ve sosyal yardımlar, ulusal bayram, hafta tatili ve
genel tatil günleri için verilen ücretlerin tespitinde hesaba katılmaz.
Yüzdelerin ödenmesi
Madde 51 - Otel, lokanta, eğlence yerleri ve benzeri yerler ile içki verilen ve
hemen orada yenilip içilmesi için çeşitli yiyecek satan yerlerden
"yüzde" usulünün uygulandığı müesseselerde işveren tarafından servis
karşılığı veya başka isimlerle müşterilerin hesap pusulalarına
"yüzde" eklenerek veya ayrı şekillerde alınan paralarla kendi isteği
ile müşteri tarafından işverene bırakılan yahut da onun kontrolü altında bir
araya toplanan paraları işveren işyerinde çalışan tüm işçilere eksiksiz olarak
ödemek zorundadır.
İşveren
veya işveren vekili yukarıdaki fıkrada sözü edilen paraların kendisi tarafından
alındığında eksiksiz olarak işçilere dağıtıldığını belgelemekle yükümlüdür.
Yüzdelerden
toplanan paraların o işyerinde çalışan işçiler arasında yapılan işlerin
niteliğine göre, hangi esaslar ve oranlar çerçevesinde dağıtılacağı Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle gösterilir.
Yüzdelerin belgelenmesi
Madde 52 - Yüzde usulünün uygulandığı işyerlerinde işveren, her hesap pusulasının
genel toplamını gösteren bir belgeyi işçilerin kendi aralarından seçecekleri
bir temsilciye vermekle yükümlüdür. Bu belgelerin şekli ve uygulama usulleri iş
sözleşmelerinde veya toplu iş sözleşmelerinde gösterilir.
Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri
Madde 53 - İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak
üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.
8442
Yıllık
ücretli izin hakkından vazgeçilemez.
Niteliklerinden
ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu
Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.
İşçilere
verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;
a)
Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,
b)
Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
c)
Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,
Az
olamaz. (Ek cümle:
10/9/2014-6552/5 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerin
yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.
Ancak
onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere
verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.
Yıllık
izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu
iş sözleşmeleri ile artırılabilir.
Yıllık ücretli izne hak kazanma ve izni
kullanma dönemi
Madde 54 - Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında
işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştıkları süreler
birleştirilerek göz önüne alınır. Şu kadar ki, bir işverenin bu Kanun kapsamına
giren işyerinde çalışmakta olan işçilerin aynı işverenin işyerlerinde bu Kanun
kapsamına girmeksizin geçirmiş bulundukları süreler de hesaba katılır.
Bir
yıllık süre içinde 55 inci maddede sayılan haller dışındaki sebeplerle işçinin
devamının kesilmesi halinde bu boşlukları karşılayacak kadar hizmet süresi eklenir ve bu suretle işçinin izin
hakkını elde etmesi için gereken bir yıllık hizmet süresinin bitiş tarihi
gelecek hizmet yılına aktarılır.
İşçinin
gelecek izin hakları için geçmesi gereken bir yıllık hizmet süresi, bir önceki
izin hakkının doğduğu günden başlayarak gelecek hizmet yılına doğru ve
yukarıdaki fıkra ve 55 inci madde hükümleri gereğince hesaplanır.
İşçi
yukarıdaki fıkralar ve 55 inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet
yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır.
Aynı
bakanlığa bağlı işyerleri ile aynı bakanlığa bağlı tüzel kişilerin işyerlerinde
geçen süreler ve kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya
Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan banka ve
kuruluşlar veya bunlara bağlı işyerlerinde geçen süreler, işçinin yıllık
ücretli izin hakkının hesaplanmasında göz önünde bulundurulur. (1)
Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi
sayılan haller
Madde 55 - Aşağıdaki süreler yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış
gibi sayılır:
a)
İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler
(Ancak, 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen
süreden fazlası sayılmaz.).
b)
Kadın işçilerin 74 üncü madde gereğince doğumdan önce ve sonra
çalıştırılmadıkları günler.
c)
İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan
dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği günler (Bu sürenin yılda 90
günden fazlası sayılmaz.).
d)
Çalışmakta olduğu işyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden işin aralıksız bir
haftadan çok tatil edilmesi sonucu olarak işçinin çalışmadan geçirdiği zamanın
onbeş günü (işçinin yeniden işe başlaması şartıyla).
e)
66 ncı maddede sözü geçen zamanlar.
–––––––––––––––––––––
(1)
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 145 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“özel kanunla verilmiş
yetkiye” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesine” şeklinde değiştirilmiştir.
8443
f) Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri.
g) 3153 sayılı
Kanuna dayanılarak çıkarılan yönetmeliğe göre röntgen muayenehanelerinde çalışanlara pazardan
başka verilmesi gereken yarım günlük izinler. (1)
h) İşçilerin
arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu
kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili
mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik
konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya
kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine
devam edemedikleri günler.
ı) (Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek 2 nci
maddede sayılan izin süreleri,
j) İşveren
tarafından verilen diğer izinler ile 65 inci maddedeki kısa çalışma süreleri.
k) Bu Kanunun
uygulanması sonucu olarak işçiye verilmiş bulunan yıllık ücretli izin süresi.
Yıllık ücretli iznin uygulanması
Madde 56 - Yıllık ücretli izin işveren
tarafından bölünemez.
Bu iznin 53 üncü
maddede gösterilen süreler içinde
işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.
(Değişik üçüncü fıkra: 14/4/2016-6704/16 md.) Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri,
tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler
hâlinde kullanılabilir.
İşveren
tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya
dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.
Yıllık ücretli
izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili
ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.
Yıllık ücretli
izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara
istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde
yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz
izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli
izinlerini gösterir izin kayıt belgesi
tutmak zorundadır.
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/6 md.) Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği hâlde
aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı
işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren, alt
işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin
sürelerinin kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek ve ilgili yıl içinde
kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise altıncı fıkraya göre tutmak zorunda
olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.
Yıllık izin ücreti
Madde 57 - İşveren, yıllık ücretli iznini
kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine
başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.
Bu ücretin
hesabında 50 nci madde hükmü uygulanır.
Günlük, haftalık
veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmayıp da akort, komisyon ücreti, kâra
katılma ve yüzde usulü ücret gibi belirli olmayan süre ve tutar üzerinden ücret
alan işçinin izin süresi için verilecek ücret, son bir yıllık süre içinde
kazandığı ücretin fiili olarak çalıştığı günlere bölünmesi suretiyle bulunacak
ortalama üzerinden hesaplanır.
Ancak, son bir
yıl içinde işçi ücretine zam yapıldığı takdirde, izin ücreti işçinin izine
çıktığı ayın başı ile zammın yapıldığı tarih arasında alınan ücretin aynı süre
içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle hesaplanır.
Yüzde usulünün
uygulandığı yerlerde bu ücret, yüzdelerden toplanan para dışında işveren
tarafından ödenir.
–––––––––––––––––––––
(1)
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 145 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “tüzüğe” ibaresi “yönetmeliğe”
şeklinde değiştirilmiştir.
8444
Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta
tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ayrıca ödenir.
İzinde
çalışma yasağı
Madde 58 -
Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret
karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi içinde kendisine
ödenen ücret işveren tarafından geri alınabilir.
Sözleşmenin
sona ermesinde izin ücreti
Madde 59 -
İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık
izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine
ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten
itibaren başlar.
İşveren tarafından iş sözleşmesinin
feshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27 nci madde
gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni
iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez.
İzinlere
ilişkin düzenlemeler
Madde 60 -
Yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi
dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği
veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren
tarafından alınması gereken tedbirler ve
izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu
kayıtların şekli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak
bir yönetmelikle gösterilir.
Sigorta
primleri
Madde 61 -
Sigortalılara yıllık ücretli izin süresi için ödenecek ücretler üzerinden iş
kazaları ile meslek hastalıkları primleri hariç, diğer sigorta primlerinin, 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanunundaki esaslar çerçevesinde işçi ve işverenler
yönünden ödenmesine devam olunur.
Ücretten
indirim yapılamayacak haller
Madde 62 -
Her türlü işte uygulanmakta olan çalışma sürelerinin yasal olarak daha aşağı
sınırlara indirilmesi veya işverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine
getirilmesi nedeniyle ya da bu Kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması
sonucuna dayanılarak işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme
yapılamaz.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
İşin Düzenlenmesi
Çalışma
süresi (1)
Madde 63 - Genel
bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa
bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek
uygulanır. (Ek cümle:
10/9/2014-6552/7 md.; Değişik cümle: 4/4/2015-6645/36 md.) Yer altı maden işlerinde çalışan
işçilerin çalışma süresi; günde en çok yedi buçuk, haftada en çok otuz yedi
buçuk saattir.
Tarafların anlaşması ile haftalık normal
çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati
aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre
içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma
süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar
artırılabilir. (Ek cümle:
6/5/2016-6715/3 md.) Turizm sektöründe dört aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama
çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi
toplu iş sözleşmeleri ile altı aya kadar artırılabilir.
––––––––––––––
(1) Bu maddenin
birinci fıkrasına 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle
eklenen bu cümlenin yine aynı Kanunun yürürlüğünü düzenleyen 145 inci
maddesiyle 1/1/2015 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
8445
Çalışma
sürelerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
(Mülga dördüncü fıkra:
20/6/2012-6331/37 md.)
Telafi çalışması
Madde 64 - Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden
önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi veya benzer nedenlerle işyerinde
normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması veya tamamen tatil
edilmesi ya da işçinin talebi ile kendisine izin verilmesi hallerinde, işveren dört
ay içinde çalışılmayan süreler için telafi çalışması yaptırabilir. (Ek cümle:25/3/2020-7226/43
md.) Cumhurbaşkanı
bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu çalışmalar fazla çalışma
veya fazla sürelerle çalışma sayılmaz. (1)
Telafi
çalışmaları, günlük en çok çalışma süresini aşmamak koşulu ile günde üç saatten
fazla olamaz. Tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz.
Kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneği
Madde 65 – (Mülga:
15/5/2008-5763/37 md.)
Çalışma süresinden sayılan haller
Madde 66 - Aşağıdaki süreler işçinin günlük çalışma sürelerinden sayılır:
a)
Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su
altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma
yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler.
b)
İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere
gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler.
c)
İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber
çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler.
d)
İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde veya
bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle
asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler.
e)
Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek
süreler.
f)
Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve
tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan
işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde
bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen
süreler.
İşin
niteliğinden doğmayıp da işveren tarafından sırf sosyal yardım amacıyla
işyerine götürülüp getirilme esnasında araçlarda geçen süre çalışma süresinden
sayılmaz.
Günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri
Madde 67 - Günlük çalışmanın
başlama ve bitiş saatleri ile dinlenme saatleri işyerlerinde işçilere
duyurulur.
İşin
niteliğine göre işin başlama ve bitiş saatleri işçiler için farklı şekilde
düzenlenebilir.
Ara dinlenmesi
Madde 68 - Günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve
işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle işçilere;
a)
Dört saat veya daha kısa süreli işlerde onbeş dakika,
b)
Dört saatten fazla ve yedibuçuk saate kadar (yedibuçuk saat dahil) süreli işlerde
yarım saat,
––––––––––––––
(1)
25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “iki” ibaresi “dört”
şeklinde değiştirilmiştir.
8446
c)
Yedibuçuk saatten fazla süreli işlerde bir saat,
Ara
dinlenmesi verilir.
Bu
dinlenme süreleri en az olup aralıksız verilir.
Ancak
bu süreler, iklim, mevsim, o yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz önünde
tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabilir.
Dinlenmeler
bir işyerinde işçilere aynı veya değişik saatlerde kullandırılabilir.
Ara
dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz.
Gece süresi ve gece çalışmaları
Madde 69 - Çalışma hayatında "gece" en geç saat 20.00'de başlayarak en
erken saat 06.00'ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saat süren
dönemdir.
Bazı
işlerin niteliğine ve gereğine göre yahut yurdun bazı bölgelerinin özellikleri
bakımından, çalışma hayatına ilişkin "gece" başlangıcının daha geriye
alınması veya yaz ve kış saatlerinin
ayarlanması, yahut gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi
suretiyle birinci fıkradaki hükmün uygulama şekillerini tespit etmek yahut bazı
gece çalışmalarına herhangi bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak
veyahut gece işletilmelerinde ekonomik bir zorunluluk bulunmayan işyerlerinde
işçilerin gece çalışmalarını yasak etmek üzere yönetmelikler çıkartılabilir.
İşçilerin
gece çalışmaları yedibuçuk saati geçemez. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/37 md.) Ancak, turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen
işlerde işçinin yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde
gece çalışması yaptırılabilir.
(Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)
(Mülga beşinci fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)
(Mülga altıncı fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)
Gece
ve gündüz işletilen ve nöbetleşe işçi postaları kullanılan işlerde, bir çalışma
haftası gece çalıştırılan işçilerin, ondan sonra gelen ikinci çalışma haftası
gündüz çalıştırılmaları suretiyle postalar sıraya konur. Gece ve gündüz
postalarında iki haftalık nöbetleşme esası da uygulanabilir.
Postası
değiştirilecek işçi kesintisiz en az onbir saat dinlendirilmeden diğer postada
çalıştırılamaz.
Hazırlama, tamamlama ve temizleme işleri
Madde 70 - Genel olarak bir işyerinde belirli çalışma saatlerinden önce veya
sonra gerekli olan hazırlama veya tamamlama yahut temizleme işlerinde çalışan
işçiler için işin düzenlenmesi ile ilgili hükümlerden hangilerinin
uygulanmayacağı yahut ne gibi değişik şartlar ve usullerle uygulanacağı Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikte
gösterilir.
Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma
yasağı
Madde 71 – (Değişik birinci fıkra: 4/4/2015-6645/38 md.) On beş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması
yasaktır. Ancak, on dört yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını
tamamlamış olan çocuklar; bedensel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişmelerine ve
eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde
çalıştırılabilirler. On dört yaşını doldurmamış çocuklar ise bedensel,
zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına
devamına engel olmayacak sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde yazılı
sözleşme yapmak ve her bir faaliyet için ayrı izin almak şartıyla
çalıştırılabilirler.
Çocuk
ve genç işçilerin işe yerleştirilmelerinde ve çalıştırılabilecekleri işlerde
güvenlik, sağlık, bedensel, zihinsel ve psikolojik gelişmeleri, kişisel
yatkınlık ve yetenekleri dikkate alınır. Çocuğun gördüğü iş onun okula
gitmesine, mesleki eğitiminin devamına engel olamaz, onun derslerini düzenli
bir şekilde izlemesine zarar veremez.
8447
Onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler
bakımından yasak olan işler ile onbeş yaşını tamamlamış, ancak onsekiz yaşını
tamamlamamış genç işçilerin çalışmasına izin verilecek işler, on dört yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını
tamamlamış çocukların çalıştırılabilecekleri
hafif işler, onaltı yaşını doldurmuş fakat onsekiz yaşını bitirmemiş
genç işçilerin hangi çeşit işlerde çalıştırılabilecekleri ve çalışma koşulları Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı tarafından altı ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.(1)(2)
(Değişik dördüncü fıkra: 4/4/2015-6645/38 md.) Zorunlu
ilköğretim çağını tamamlamış ve örgün eğitime devam etmeyen çocukların çalışma
saatleri günde yedi ve haftada otuz beş saatten; sanat, kültür ve reklam
faaliyetlerinde çalışanların ise günde beş ve haftada otuz saatten fazla
olamaz. Bu süre, on beş yaşını tamamlamış çocuklar için günde sekiz ve haftada
kırk saate kadar artırılabilir.
Okul öncesi
çocuklar ile okula devam eden çocukların eğitim dönemindeki çalışma süreleri,
eğitim saatleri dışında olmak üzere, en fazla günde iki saat ve haftada on saat
olabilir. Okulun kapalı olduğu dönemlerde çalışma süreleri yukarıda dördüncü fıkrada
öngörülen süreleri aşamaz. (3)
(Ek fıkra: 4/4/2015-6645/38 md.) Sanat, kültür
ve reklam faaliyetlerinin kapsamı, bu faaliyetlerde çalışacak çocuklara çalışma
izni verilmesi, yaş grupları ve faaliyet türlerine göre çalışma ve dinlenme
süreleri ile çalışma ortamı ve şartları, ücretin ödenmesine ilişkin usul ve
esaslar ile diğer hususlar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kültür ve
Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ile Radyo ve
Televizyon Üst Kurulunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Yer ve su altında çalıştırma yasağı
Madde 72 - Maden ocakları ile kablo döşemesi,
kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer altında veya su altında çalışılacak
işlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınların
çalıştırılması yasaktır.
Gece çalıştırma yasağı
Madde 73 - Sanayie ait işlerde onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve
genç işçilerin gece çalıştırılması yasaktır.
Onsekiz yaşını
doldurmuş kadın işçilerin gece postalarında çalıştırılmasına ilişkin usul ve
esaslar Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
––––––––––––––
(1) 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı Kanunun 32
nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “hafif işler” ibaresinden sonra gelmek üzere “, onaltı
yaşını doldurmuş fakat onsekiz yaşını bitirmemiş genç işçilerin hangi çeşit
işlerde çalıştırılabilecekleri” ibaresi eklenmiştir.
(2) 4/4/2015
tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 38
inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“ondört yaşını bitirmiş ve ilk öğretimini tamamlamış” ibaresi “on dört yaşını
doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 4/4/2015
tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 38
inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“Okula devam eden” ibaresi “Okul öncesi çocuklar ile okula devam eden”,
“birinci” ibaresi “dördüncü” şeklinde değiştirilmiştir.
8448
Analık
halinde çalışma ve süt izni
Madde 74 - Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra
sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları
esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık
süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde,
doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar
işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum
sonrası sürelere eklenir. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/76 md.) Kadın işçinin erken doğum yapması
halinde ise doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler, doğum
sonrası sürelere eklenmek suretiyle kullandırılır. (Ek cümleler: 29/1/2016-6663/22 md.) Doğumda veya doğum sonrasında annenin ölümü
hâlinde, doğum sonrası kullanılamayan süreler babaya kullandırılır. Üç yaşını
doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya evlat edinene çocuğun
aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık hâli izni
kullandırılır.
(Ek fıkra: 29/1/2016-6663/22 md.) Birinci fıkra uyarınca kullanılan doğum sonrası
analık hâli izninin bitiminden itibaren çocuğunun bakımı ve yetiştirilmesi
amacıyla ve çocuğun hayatta olması kaydıyla kadın işçi ile üç yaşını
doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçilere istekleri hâlinde
birinci doğumda altmış gün, ikinci doğumda yüz yirmi gün, sonraki doğumlarda
ise yüz seksen gün süreyle haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz
izin verilir. Çoğul doğum hâlinde bu sürelere otuzar gün eklenir. Çocuğun
engelli doğması hâlinde bu süre üç yüz altmış gün olarak uygulanır. Bu fıkra
hükümlerinden yararlanılan süre içerisinde süt iznine ilişkin hükümler
uygulanmaz.
Yukarıda
öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce
ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.
Hamilelik
süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir.
Hekim raporu ile
gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif
işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.
İsteği halinde
kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik
halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. (Ek cümle: 29/1/2016-6663/22 md.) Bu
izin, üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinme hâlinde eşlerden birine veya
evlat edinene verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate
alınmaz.
Kadın
işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam birbuçuk
saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek
kulllanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden
sayılır.
(Ek fıkra: 29/1/2016-6663/22 md.) Bu madde hükümleri iş sözleşmesi ile çalışan ve
bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçi için uygulanır.
8448-1
İşçi özlük dosyası
Madde 75 - İşveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenler. İşveren
bu dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu Kanun ve diğer kanunlar
uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve
bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek zorundadır.
İşveren,
işçi hakkında edindiği bilgileri dürüstlük kuralları ve hukuka uygun olarak
kullanmak ve gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan bilgileri
açıklamamakla yükümlüdür.
Yönetmelikler
Madde 76 - Nitelikleri gereği günlük ve haftalık çalışma sürelerinin 63 üncü
maddede öngörüldüğü şekilde uygulanması mümkün olmayan iş ve işyerlerinde
çalışma sürelerinin günlük yasal çalışma süresini aşmayacak şekilde ve en çok
altı aya kadar denkleştirme süresi tanınarak uygulanmasını sağlayacak usuller
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak yönetmeliklerle
düzenlenir.
Nitelikleri
dolayısıyla devamlı çalıştıkları için durmaksızın birbiri ardına işçi postaları
çalıştırılarak işletilen yahut nöbetleşe işçi postaları ile yapılan işlerde,
çalışma sürelerine, hafta tatillerine ve gece çalışmalarına ve çalışma
ortasındaki zorunlu dinlenmelere dair özel usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak yönetmeliklerle düzenlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
İş Sağlığı ve Güvenliği
İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri
Madde 77 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)
İş sağlığı ve güvenliği yönetmelikleri (1)
Madde 78 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)
İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması
Madde 79 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)
İş sağlığı ve güvenliği kurulu
Madde 80 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)
İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri (2)
Madde 81 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)
––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı " Sağlık ve güvenlik tüzük ve yönetmelikleri“ iken,
15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu madde başlığı " İşyeri hekimleri“ iken, 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
8449-8453
İş güvenliği ile görevli mühendis veya
teknik elemanlar
Madde 82 – (Mülga:
15/5/2008-5763/37 md.)
İşçilerin hakları
Madde 83 - (Mülga:
20/6/2012-6331/37 md.)
İçki veya uyuşturucu madde kullanma yasağı
Madde 84 - (Mülga:
20/6/2012-6331/37 md.)
Ağır ve tehlikeli işler
Madde 85 - (Mülga:
20/6/2012-6331/37 md.)
Ağır ve tehlikeli işlerde rapor
Madde 86 - (Mülga:
20/6/2012-6331/37 md.)
On sekiz yaşından küçük işçiler için rapor
Madde 87 (Mülga:
20/6/2012-6331/37 md.)
Gebe veya çocuk emziren kadınlar için
yönetmelik
Madde 88 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)
Çeşitli yönetmelikler
Madde 89 - (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)
ALTINCI BÖLÜM
İş ve İşçi Bulma
İş ve işçi bulmaya aracılık
Madde 90 - İş arayanların elverişli oldukları işlere yerleştirilmeleri ve çeşitli
işler için uygun işçiler bulunmasına aracılık görevi, Türkiye İş Kurumu ve bu
hususta izin verilen özel istihdam bürolarınca yerine getirilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Çalışma Hayatının Denetimi ve Teftişi
Devletin yetkisi
Madde 91 - Devlet, çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını izler,
denetler ve teftiş eder. Bu ödev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı
ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili iş
müfettişlerince yapılır.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/77 md.; Değişik fıkra:
12/10/2017-7036/13 md.) İşçilerin kanundan,
iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin başvuruları
üzerine, iş sözleşmesinin devam etmesi kaydıyla birinci fıkra hükmü uyarınca
işlem yapılabilir.
Askeri
işyerleriyle yurt güvenliği için gerekli maddeler üretilen işyerlerinin denetim
ve teftişi konusu ve sonuçlarına ait işlemler Milli Savunma Bakanlığı ile
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca birlikte hazırlanacak yönetmeliğe göre
yürütülür.
8450-8454
Yetkili makam ve memurlar (1)
Madde 92 - 91 inci madde hükmünün uygulanması için iş hayatının izlenmesi,
denetlenmesi ve teftişiyle ödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini ve
eklentilerini, işin yürütülmesi tarzını ve ilgili belgeleri, araç ve gereçleri,
cihaz ve makineleri, ham ve işlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi
93 üncü maddede yazılı esaslara uyarak gerektiği zamanlarda ve işçilerin
yaşamına, sağlığına, güvenliğine, eğitimine, dinlenmesine veya oturup yatmasına
ilişkin tesis ve tertipleri her zaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu
Kanunla suç sayılan eylemlere rastladığı zaman bu hususta Cumhurbaşkanınca
çıkarılan yönetmelikte açıklanan şekillerde bu halleri önlemek yetkisine
sahiptirler. (2)
(Değişik ikinci fıkra: 13/2/2011-6111/78
md.) Teftiş, denetleme ve
incelemeler sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka
kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri (…) (1)
tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan
belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin birinci
fıkrada yazılı görevlerini yapmaları için kendilerine her çeşit kolaylığı
göstermek, bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle
yükümlüdürler. (1)
(Değişik
üçüncü fıkra: 13/2/2011-6111/78 md.) Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş
müfettişleri (…) (1) tarafından tutulan tutanaklar aksi
kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen
raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı
taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İş
mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanunun 8 inci maddesine
göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince
hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez. (1)
Yetkili memurların ödevi
Madde 93 - İş hayatını izleme, denetleme ve teftiş yetkisi olan iş müfettişleri
görevlerini yaparlarken işin normal gidişini ve işyerinin işlemesini,
inceledikleri konunun niteliğine göre mümkün olduğu kadar aksatmamak,
durdurmamak ve güçleştirmemekle ve resmi işlemlerin yürütülüp sonuçlandırılması
için, açıklanması gerekmedikçe, işverenin ve
işyerinin meslek sırları ve şartları, ekonomik ve ticari hal ve durumları
hakkında gördükleri ve öğrendikleri hususları tamamen gizli tutmak ve kendileri
tarafından bilgileri ve ifadeleri alınan yahut kendilerine başvuran veya
ihbarda bulunan işçilerin ve başka kişilerin isimlerini ve kimliklerini
açıklamamakla yükümlüdürler.
Muafiyet
Madde 94 - İşçi ve işverenlerle bunların meslek kuruluşları tarafından
kendilerini ilgilendiren ve iş hayatına ilişkin işlerde Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığına yazı ile başvurma halinde bu dilekçeler ve bunlarla ilgili
tutanak, evrak, defter ve işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan
muaftır.
Diğer merciler tarafından yapılan teftişler
Madde 95 – (Mülga: 20/6/2012-6331/37 md.)
––––––––––––––
(1) 12/10/2017
tarihli ve 7036 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu maddenin ikinci
fıkrasında yer alan “ve işçi şikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğü memurları”
ibaresi ile üçüncü fıkrasında yer alan “ile işçi şikayetlerini incelemekle
görevli bölge müdürlüğü memurları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
(2) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 145 inci maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak İş
Teftişi Tüzüğünde” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde
değiştirilmiştir.
8455
İşçi ve
işverenin sorumluluğu
Madde 96 - İş denetimi ve teftişine yetkili iş müfettişleri
tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan işçilere, işverenlerin gerek
doğrudan doğruya ve gerek dolayısıyla telkinlerde bulunmaları, işçileri gerçeği
saklamaya yahut değiştirmeye sevk veya herhangi bir suretle zorlamaları veyahut
işçilerin ilgili makamlara başvurmaları, haber ve ifade vermeleri üzerine,
bunlara karşı kötü davranışlarda bulunmaları yasaktır.
İşçilerin
çalıştıkları veya ayrıldıkları işyerleriyle işverenleri hakkında gerçeğe uygun
olmayan haberler vererek gereksiz işlemlerle uğraştırılmaları veya işverenleri
haksız yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları ve iş müfettişlerince
kendilerinden sorulan hususlar için doğru olmayan cevaplar vererek denetim ve
teftişin yapılmasını güçleştirmek veya yanlış bir sonuca vardırmak gibi kötü
niyetli davranışlarda bulunmaları yasaktır.
Zabıtanın yardımı
Madde 97 - Bu Kanun hükümlerinin tam ve
gerektiği gibi uygulanabilmesi için işyerlerini teftiş ve denetlemeye yetkili
iş müfettişlerinin gerekli görmeleri ve istemeleri halinde, zabıta kuvvetleri,
bu iş müfettişlerinin görevlerini iyi bir şekilde yapabilmelerini sağlamak
üzere her türlü yardımda bulunmakla yükümlüdürler.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
İdari Ceza
Hükümleri
İşyerini bildirme yükümlülüğüne aykırılık
Madde 98 - (Değişik birinci
fıkra: 15/5/2008-5763/8 md.) Bu Kanunun 3
üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki işyeri bildirme yükümlülüğüne
aykırı davranan işveren veya işveren vekiline, çalıştırılan her işçi için yüz
Yeni Türk Lirası, (…) (1) 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki
işyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren veya
vekillerine ayrı ayrı on bin Yeni Türk Lirası idari para cezası verilir. (1)
Bu para
cezasının kesinleşmesinden sonra bildirim yükümlülüğüne aykırılığın sürmesi
halinde takip eden her ay için aynı miktar ceza uygulanır.
Genel hükümlere aykırılık
Madde 99 – (Değişik:
6/5/2016-6715/4 md.)
Bu
Kanunun;
a)
5 inci maddesinde öngörülen ilke ve yükümlülüklere aykırı davranan işveren veya
işveren vekiline bu durumdaki her işçi için yüz elli Türk lirası,
b)
7 nci maddesinde öngörülen ilke ve yükümlülüklere aykırı olarak geçici işçi
çalıştıran işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi için iki yüz
elli Türk lirası,
c)
8 inci maddesinin son fıkrasındaki belgeyi işçiye vermeyen, 14 üncü maddesi
hükümlerine aykırı davranan işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi
için yüz elli Türk lirası,
d)
28 inci maddesine aykırı olarak çalışma belgesi düzenleme yükümlülüğüne aykırı
davranan veya bu belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazan işveren veya işveren
vekiline bu durumdaki her işçi için yüz elli Türk lirası,
idari
para cezası verilir.
7
nci maddenin ikinci fıkrasının (f) bendine aykırı olarak davranan işveren veya
işveren vekiline ise birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen para cezası dört
katı artırılarak uygulanır.
Toplu işçi çıkarma ile ilgili hükümlere
aykırılık(2)
Madde 100 - Bu Kanunun 29 uncu maddesindeki
hükümlere aykırı olarak işçi çıkaran
işveren veya işveren vekiline işten çıkardığı her işçi için dörtyüzelli
Türk Lirası idari para cezası verilir.
––––––––––––––
(1) 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı Kanunun 37
nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan alan “85 inci madde kapsamındaki işyerlerinde ise
çalıştırılan her işçi için bin Yeni Türk Lirası,” ibaresi madde metninden
çıkartılmıştır.
(2) 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanunun 17
nci maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “ikiyüz milyon lira
para cezası” ibaresi “dörtyüzelli Türk Lirası idari para cezası” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
8456
Engelli ve eski
hükümlü çalıştırma zorunluluğuna aykırılık(1)(2)
Madde 101 - Bu Kanunun 30 uncu maddesindeki
hükümlere aykırı olarak engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya
işveren vekiline çalıştırmadığı her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı
her ay için binyediyüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Kamu kuruluşları
da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz.
Ücret ile ilgili hükümlere aykırılık(3)
Madde 102 - Bu Kanunun;
a) (Değişik: 17/4/2008-5754/85 md.)
32 nci maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu
Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret
ödemelerini süresi içinde kasden ödemeyen veya eksik ödeyen, 39 uncu maddesinde
belirtilen komisyonun belirlediği asgari ücreti işçiye ödemeyen
veya noksan ödeyen, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her
çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına
ödemeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan her işçi ve
her ay için yüzyirmibeş Türk Lirası idari para
cezası ,
b) 37 nci
maddesine aykırı olarak ücrete ilişkin hesap pusulası düzenlemeyen veya işçi
ücretlerinden 38 inci maddeye aykırı olarak ücret kesme cezası veren veya
yaptığı ücret kesintisinin sebebini ve hesabını bildirmeyen 52 nci maddedeki
belgeyi vermeyen işveren veya işveren vekiline dörtyüzelli Türk Lirası idari
para cezası,
c) 41 inci
maddesinde belirtilen fazla çalışmalara ilişkin ücreti ödemeyen, işçiye hak
ettiği serbest zamanı altı ay zarfında kullandırmayan, fazla saatlerde yapılacak
çalışmalar için işçinin onayını almayan işveren veya işveren vekiline, bu
durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası,
Verilir.
Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık(4)
Madde 103 - Yıllık ücretli izni bu Kanunun 56 ncı maddesine aykırı
olarak bölen veya izin ücretini 57 nci
maddenin üç ve dördüncü fıkralarında belirtilen usule aykırı olarak ödeyen veya
eksik ödeyen veya 59 uncu maddedeki hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin
sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya 60 ıncı maddede belirtilen
yönetmeliğin esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik
kullandıran işveren veya işveren vekiline
bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası
verilir.
––––––––––––––
(1) 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanunun 17
nci maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “yediyüzelli milyon
lira para cezası” ibaresi “binyediyüz Türk Lirası idari para cezası” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 25/4/2013
tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu madde başlığında yer alan
“Özürlü” ibaresi “Engelli”, birinci fıkrasında yer alan “özürlü” ibareleri
“engelli” şeklinde
değiştirilmiştir.
(3) 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanunun 17
nci maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “yüz Yeni
Türk Lirası” ibaresi “yüzyirmibeş Türk Lirası” şeklinde, (b) bendinde yer alan
“ikiyüz milyon lira para cezası” ibaresi “dörtyüzelli Türk Lirası idari para
cezası” şeklinde, (c) bendinde yer alan “yüz milyon lira para cezası” ibaresi
“ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(4) 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanunun 17
nci maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “yüz milyon lira para
cezası” ibaresi “ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
8457
İşin
düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık (1)
Madde 104 - Bu Kanunun 63 üncü maddesinde ve bu
maddede belirtilen yönetmelikte belirlenen çalışma sürelerine aykırı olarak
işçilerini ça
lıştıran veya 68 inci maddesindeki ara dinlenmelerini bu
maddeye göre uygulamayan veya işçileri 69 uncu maddesine aykırı olarak geceleri
yedibuçuk saatten fazla çalıştıran; gece ve gündüz postalarını değiştirmeyen,
71 inci maddesi hükmüne ve bu maddenin son fıkrasında anılan yönetmelik
hükümlerine aykırı hareket eden, 72 nci maddesi hükümlerine aykırı olarak bu
maddede belirtilen yerlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve
gençleri ve her yaştaki kadınları çalıştıran, 73 üncü maddesine aykırı olarak
çocuk ve genç işçileri gece çalıştıran veya aynı maddede anılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket
eden 74 üncü maddesindeki hükme aykırı olarak doğumdan önceki ve sonraki
sürelerde gebe veya doğum yapmış kadınları çalıştıran veya ücretsiz izin
vermeyen, 75 inci maddesindeki işçi özlük dosyalarını düzenlemeyen, 76 ncı
maddesinde belirtilen yönetmelik hükümlerine uymayan işveren veya işveren
vekiline binikiyüz Türk Lirası idari para cezası verilir. (2)
64 üncü (…) (3)
maddede öngörülen hükümlere aykırı davranan işveren veya işveren vekiline bu
durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası verilir. (3)
İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlere
aykırılık
Madde 105 – (Mülga:
20/6/2012-6331/37 md.)
İş ve işçi bulma hükümlerine aykırılık
Madde 106 - Bu Kanunun 90 ıncı maddesinde öngörülen izni almadan faaliyet gösteren
işverene bir milyar lira para cezası verilir.
İş hayatının denetim ve teftişi ile ilgili
hükümlere aykırılık
Madde 107 – (Değişik:
23/1/2008-5728/500 md.)
Bu Kanunun;
a) 92 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki
yükümlülüklerini yerine getirmeyen,
b) 96 ncı maddesindeki yasaklara uymayan,
işveren veya işveren vekiline sekizbin Türk
Lirası idarî para cezası verilir.
İş
müfettişlerinin bu Kanundan veya diğer kanunlardan doğan her çeşit teftiş,
denetleme yetki ve görevleri gereğince görevlerinin yerine getirilmesi
sırasında, görevlerini yapma ve sonuçlandırmaya engel olan kimselere, fiil suç
oluşturmadığı takdirde, sekizbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.
İdari
para cezalarının uygulanmasına ilişkin hususlar
Madde 108 – (Değişik: 15/5/2008-5763/10 md.)
Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106 ncı
maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. (Değişik ikinci cümle: 13/2/2011-6111/79 md.) 101 inci ve 106 ncı maddeler
kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu il müdürü
tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idari
para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il
müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncı maddeye göre verilecek idari para cezası için,
4904 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır.
––––––––––––––
(1) 17/1/2012 tarihli ve 6270 sayılı Kanunun 17
nci maddesi ile bu maddenin birinci fıkrasında yer “beşyüz milyon lira para
cezası” ibaresi “binikiyüz Türk Lirası idari para cezası” şeklinde, ikinci
fıkrasında yer alan “yüzmilyon lira para cezası” ibaresi “ikiyüzyirmi Türk
Lirası idari para cezası”şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 4/4/2015 tarihli
ve 6645 sayılı Kanunun 39 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “71 inci
maddesi hükmüne” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bu maddenin son fıkrasında
anılan yönetmelik hükümlerine” ibaresi eklenmiştir.
(3) 4/4/2015 tarihli ve 6645 sayılı Kanunun 35
inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve 65 inci” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.
8458
DOKUZUNCU BÖLÜM
Çeşitli, Geçici ve Son Hükümler
Yazılı bildirim
Madde 109 - Bu Kanunda öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı
olarak ve imza karşılığında yapılması gerekir. Bildirim yapılan kişi bunu
imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilir. Ancak, 7201 sayılı Kanun
kapsamına giren tebligat anılan Kanun hükümlerine göre yapılır.
Konut kapıcılarının özel çalışma koşulları
Madde 110 - Konut kapıcılarının hizmetlerinin
kapsam ve niteliği ile çalışma süreleri, hafta tatili, ulusal bayram ve genel
tatil günleri, yıllık ücretli izin hakları ve kapıcı konutları ile ilgili
hususların düzenlenmesinde uygulanacak değişik şekil ve esaslar Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanacak bir
yönetmelikle düzenlenir.
Sanayi, ticaret, tarım ve orman işleri
Madde 111 – (Değişik:
15/5/2008-5763/11 md.)
Bu Kanunun uygulanması bakımından; sanayiden, ticaretten, tarım ve
orman işlerinden sayılacak işlerin esasları aşağıda belirtilmiştir.
Sanayiden sayılacak işlerin
esasları şunlardır:
a) Her türlü madenleri arama ve
topraktan çıkarma, taş, kum ve kireç ocakları.
b) Ham, yarı ve tam yapılmış
maddelerin işlenmesi, temizlenmesi, şeklinin değiştirilmesi, süslenmesi, satış
için hazırlanması.
c) Her türlü kurma, onarma,
sökme, dağıtma ve yıkma.
d) Bina yapılması ve onarımı,
değiştirilmesi, bozulması, yıkılması ve bunlara yardımcı her türlü sınai yapım.
e) Yol, demiryolu, tramvay
yolu, liman, kanal, baraj, havaalanı, dalgakıran, tünel, köprü, lağım ve
kuyuların yapılması ve onarımı, batıkların çıkarılması ve bataklık kurutma.
f) Elektrik ve her çeşit
muharrik kuvvetlerin elde edilmesi, değiştirilmesi, taşınması, kurma ve
dağıtma.
g) Su ve gaz tesisatı kurma ve
işletmesi.
h) Telefon, telgraf, telsiz,
radyo ve televizyon kurma.
i) Gemi ve vapur yapımı,
onarımı, değiştirilmesi ve bozup dağıtma.
j) Eşyanın istasyon, antrepo,
iskele, limanlar ve havaalanlarında yükletilmesi, boşaltılması.
k) Basımevleri.
Ticaretten sayılacak işlerin
esasları şunlardır:
a) Ham, yarı ve tam yapılmış
her çeşit bitkisel, hayvani veya sınai ürün ve malların alımı ve satımı.
b) Bankacılık ve finans sektörü
ile ilgili işlerle, sigortacılık, komisyonculuk, depoculuk, ambarcılık,
antrepoculuk.
c) Su ürünleri alımı ve satımı.
d) Karada, göl ve akarsularda
insan veya eşya ve hayvan taşıma.
8458-1
Tarım ve orman işlerinden
sayılacak işlerin esasları şunlardır:
a) Her çeşit meyveli ve
meyvesiz bitkiler; çay, pamuk, tütün, elyaflı bitkiler; turunçgiller; pirinç,
baklagiller; ağaç, ağaççık, omca, tohum, fide, fidan; sebze ve tarla ürünleri;
yem ve süt bitkilerinin yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı, araştırılması,
bunlarla ilgili her türlü toprak işleri, ekim, dikim, aşı, budama, sulama,
gübreleme, hasat, harman, devşirme, temizleme, hazırlama ve ayırma işleri,
hastalık ve zararlılarla mücadele, toprak ıslahı, çayır, mera, toprak ve su
korunması.
b) Ormanların korunması,
planlanması (amenajman), yetiştirilmesi, işletilmesi, sınırlandırılması
çalışmaları, bunlara ait alt yapı çalışmaları ile tohum toplama, fidanlık,
ağaçlandırma, erozyon kontrolü, etüt proje ve rehabilitasyonu, ormancılık
araştırma ile milli park, orman içi dinlenme yerleri ve kent ormanlarının
kurulması, bakım ve geliştirilmesi.
c) Her türlü iş ve gelir
hayvanlarının (arı, ipek böceği ve benzerleri dahil) yetiştirilmesi, üretimi,
ıslahı ve bunlarla ilgili bakım, güdüm, terbiye, kırkım, sağım ve ürünlerinin
elde edilmesi, toplanması, saklanması ile bu hayvanların hastalık ve
asalaklarıyla mücadele.
d) 854 sayılı Deniz İş
Kanununun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kara ve su avcılığı ve üreticiliği
ile bu yoldan elde edilen ürünlerin saklanması ve taşınması.
Yukarıda sayılan esaslar
doğrultusunda bir işin bu Kanunun uygulanması bakımından sanayi, ticaret, tarım
ve orman işlerinden hangisinin kapsamında sayılacağı; Sanayi ve Ticaret, Çevre
ve Orman ile Tarım ve Köyişleri
bakanlıklarının görüşleri alınarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca
altı ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların
kıdem tazminatı
Madde 112 - Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan
kurum ve kuruluşların haklarında bu Kanun ve 854, 5953, 5434 sayılı kanunların
hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli olarak
istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine göre kıdem tazminatı
niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır.
(Ek
fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan
işçilerin kıdem tazminatları;
a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın
aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış
olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas
hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam
çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile
yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre
kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem
tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,
b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi
çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan
işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre
kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734
sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı
kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas
alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından,
işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.
8458-2
(Ek
fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) Alt işveren ile yapmış olduğu iş sözleşmesi sona ermediği gibi, alt
işveren tarafından 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri
dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı
sırada iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren
işçinin kıdem tazminatı, işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz
konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin
kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları
itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı
üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin
banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Bu şekilde hesaplanarak ödenen
kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti
üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından
daha düşük olması hâlinde, işçinin aradaki farkı alt işverenden talep hakkı
saklıdır.
(Ek
fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum
veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden
kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son
kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum
veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum
veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu
idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz.
(Ek
fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) Kıdem tazminatı tutarı, 4734 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde kıdem tazminatı
ile ilgili açılacak bütçe tertibinden, (b) bendi kapsamında belirtilen
işyerlerinde ise hizmet alımı gider kaleminden, ödeneğin yetip yetmediğine
bakılmaksızın ödenir.
(Ek fıkra:21/2/2019-7166/11 md.) (İptal altıncı fıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/9/2019
tarihli ve E.:2019/42, K.:2019/73 sayılı Kararı ile.)
(Ek
fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) Bu madde kapsamında alt işverenler yanında çalışan işçilerin bu
işyerlerinde geçen hizmet süresinin hesabı, alt işverenden ve alt işveren
işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esaslar
Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
(Ek
fıkra: 4/4/2015-6645/40 md.) 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile
4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında rödövans sözleşmeleri
çerçevesinde yer altı maden işletmeciliği yapan şirketlere ve ortaklarına ait
malların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el koyma veya takip yoluyla
satışından elde edilen gelirler, öncelikle bu sözleşmeler kapsamında söz konusu
şirketlerde çalışmış olan işçilerden, iş sözleşmeleri kıdem tazminatını hak
edecek şekilde sona ermiş olanların kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, fazla
çalışma ve diğer ücret alacaklarının ödenmesinde kullanılır. Bu ödemeler
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ilgililerin hesaplarına yatırılmak
suretiyle gerçekleştirilir. Ödemeye esas bilgi ve belgeler, işçinin son
çalıştığı işvereni tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna teslim edilir.
Bazı
işlerde çalışanların ücretlerinin güvencesi
Madde 113 - Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ı) bentlerinde sayılan
işyerlerinde çalışan işçiler hakkında 32, 35, 37, 38 inci madde hükümleri
uygulanır. Bu maddelere aykırılık hallerinde ilgililer hakkında ilgili ceza hükümleri
uygulanır.
8459
Üçlü Danışma Kurulu
Madde 114 - Çalışma barışının ve endüstri
ilişkilerinin geliştirilmesinde, çalışma hayatıyla ilgili mevzuat
çalışmalarının ve uygulamalarının izlenmesi amacıyla; Hükümet ile işveren, kamu
görevlileri ve işçi sendikaları konfederasyonları arasında etkin danışmayı
sağlamak üzere, üçlü temsile dayalı istişari
mahiyette bir danışma kurulu oluşturulur.
Kurulun
çalışma usul ve esasları çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Kantin açılması
Madde 115 - İşyerlerinde, yüzelli ve daha fazla işçi çalıştırılması
halinde, işçilerin ve ailelerinin gerekli ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla
işçiler tarafından kurulacak tüketim kooperatiflerine işverenlerce yer tahsisi
yapılabilir.
Madde 116 -
(13.6.1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar
Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun ile ilgili olup yerine
işlenmiştir.)
Madde 117 -
(5.5.1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile ilgili olup yerine
işlenmiştir.)
Madde 118 - (5.5.1983
tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.)
Yönetmelikler
Madde 119 - Bu Kanunda
öngörülen yönetmelikler Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde
çıkartılır.
Yürürlükten kaldırılan hükümler
Madde 120 – 25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş
Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Korumalı işyerlerinde çalışan engellilerin ücretleri
Ek Madde 1 – (Ek: 6/2/2014-6518/59 md.)
Korumalı
işyerlerinde çalıştırılan ve iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan
zihinsel veya ruhsal engellilere işverenlerince zamanında ödenmiş olan
ücretlerinin;
a) Korumalı
işyerlerinde çalışan her engelli için 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını
Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması
Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince ödenen
aylık tutarı kadarı,
b) 29/1/2004
tarihli ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi kapsamındaki illerde
kurulmuş bulunan korumalı işyerlerinde çalışan her engelli için ilaveten (a)
bendi ile belirlenen tutarın yüzde yirmisi,
c) Korumalı
işyeri statüsü almak için ilgili mevzuatla çalıştırılması zorunlu olan sayıdan
daha fazla engelli çalıştıran işyerlerinde, zorunlu sayının üstünde
çalıştırılan her engelli için ilaveten (a) bendi ile belirlenen tutarın yüzde
yirmisi,
bu ücretlere
ilişkin yasal yükümlülüklerin de tam ve zamanında karşılanmış olması kaydıyla,
Hazine tarafından işverene ödenir.
Birinci
fıkrada belirlenen ücret kısımlarının ödenmesine ilişkin usul ve esaslar,
Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine
Müsteşarlığının uygun görüşü alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı
tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
8460
Mazeret izni
Ek Madde 2 – (Ek: 4/4/2015-6645/35 md.)
İşçiye; evlenmesi veya evlat
edinmesi ya da ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü hâlinde
üç gün, eşinin doğum yapması hâlinde ise beş gün ücretli izin verilir.
İşçilerin en az
yüzde yetmiş oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun
tedavisinde, hastalık raporuna dayalı olarak ve çalışan ebeveynden sadece biri
tarafından kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde
on güne kadar ücretli izin verilir.
Zamanaşımı süresi
Ek Madde 3- (Ek: 12/10/2017-7036/15 md.)
İş
sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, yıllık
izin ücreti ve aşağıda belirtilen tazminatların zamanaşımı süresi beş yıldır.
a) Kıdem
tazminatı.
b) İş
sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.
c) Kötüniyet
tazminatı.
d) İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın
feshinden kaynaklanan tazminat.
Geçici Madde 1 - Diğer mevzuatta 1475 sayılı İş
Kanununa yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.
Bu
Kanunun 120 nci maddesi ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanununun 14
üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci bendi ile onbirinci
fıkrasında, anılan Kanunun 16, 17 ve 26 ncı maddelerine yapılan atıflar, bu
Kanunun 24, 25 ve 32 nci maddelerine yapılmış sayılır.
Geçici Madde 2 - (Mülga:
20/6/2012-6331/37 md.)
Geçici Madde 3 - 1475 sayılı Kanuna göre alınmış bulunan asgari ücret
kararı, bu Kanunun 39 uncu Maddesine göre tespit yapılıncaya kadar yürürlükte
kalır.
Geçici Madde 4 - Mülga 3008 sayılı İş Kanununun 13 üncü maddesi
hükümleri haklarında uygulanmayanlar için, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinde
sözü edilen kıdem tazminatı hakkı 12.8.1967 tarihinden itibaren başlar.
İlk
defa bu Kanun kapsamına girenlerin kıdem tazminatı hakları bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren başlar.
Geçici Madde 5 - 1475 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile 3713 sayılı
Kanunun ek 1 inci maddesinin (B) fıkrasında yer alan oranlar, bu Kanunun 30
uncu maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından yeniden belirleninceye kadar
geçerlidir.
Geçici Madde 6 - Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur.
Kıdem tazminatı fonuna ilişkin Kanunun
yürürlüğe gireceği tarihe
kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem
tazminatı hakları saklıdır.
Geçici Madde 7 - (Ek:
6/5/2016-6715/5 md.)
Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı
tarihinden önce 7 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca bir işçinin yapmakta
olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme
edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devredilmesi suretiyle kurulmuş
bulunan geçici iş ilişkileri, sözleşmelerinin süresince devam eder.
8460-1
Geçici Madde 8-
(Ek: 12/10/2017-7036/16 md.)
Ek 3 üncü
madde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra sona eren iş
sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve tazminatlar hakkında
uygulanır.
Ek 3 üncü maddede belirtilen yıllık izin ücreti ve
tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış
bulunan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam
eder. Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, ek 3 üncü maddede
öngörülen süreden uzun ise, ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin geçmesiyle
zamanaşımı süresi dolmuş olur.
Geçici Madde 9- (Ek:21/2/2019-7166/12
md.)
(İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 19/9/2019
tarihli ve E.:2019/42, K.:2019/73 sayılı Kararı ile.) İcra takiplerinde rücu edilmeyecek
kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri
ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt
işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt
işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş
tutarlar iade edilmez.
Geçici Madde
10 – (Ek:16/4/2020-7244/9
md.)(2)
Bu Kanunun kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş veya
hizmet sözleşmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay
süreyle 25 inci maddenin birinci fıkrasının (II) numaralı bendinde ve diğer
kanunların ilgili hükümlerinde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan
haller ve benzeri sebepler, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi,
işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona ermesi, ilgili
mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona
ermesi halleri dışında
işveren tarafından feshedilemez.(1)(2)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi
geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu
madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak
sözleşmeyi fesih hakkı vermez.(2)
Bu madde hükümlerine aykırı olarak iş sözleşmesini fesheden işveren
veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için fiilin işlendiği
tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir.
Cumhurbaşkanı birinci ve ikinci
fıkrada yer alan üç aylık süreleri her defasında en fazla üçer aylık sürelerle
30/6/2021 tarihine kadar uzatmaya yetkilidir.(1)
Geçici Madde 11 – (Ek:23/7/2020-7252/6 md.)
Manisa ili Soma ilçesinde Türkiye
Kömür İşletmeleri Kurumunun taraf olduğu 3213 sayılı Kanun kapsamında
imzalanmış rödovans sözleşmeleri kapsamında yer alan
Işıklar, Atabacası ve Geventepe ocaklarında çalışan
ve 13/5/2014 tarihinde meydana gelen maden ocağı kazası sonrasında
kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde hizmet akdi sona erdirilen işçilerden
kıdem tazminatını ve/veya iş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın
feshinden kaynaklanan tazminatını alamayanların bu tazminatları, bu maddenin
yürürlük tarihinden itibaren iki ay içinde Kuruma müracaat etmeleri halinde
müracaat tarihinden itibaren altı ay içinde Kurum tarafından ödenir. Yapılan
ödeme nedeniyle Kurum, rödovans sözleşmesinin tarafı olan ilgili
şirketler ile bu şirketlerden tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği
anlaşılan tutar için kıdem tazminatına hak kazanılacak şekilde iş
sözleşmelerinin sona erdiği tarihten bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar
görev yapmış yönetim kurulu üyelerine rücu eder.
Yürürlük
Madde 121 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 122 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
____________
(1) 23/7/2020 tarihli ve 7252 sayılı
Kanunun 5 inci maddesiyle, birinci fıkraya “haller ve benzeri sebepler”
ibaresinden sonra gelmek üzere “, belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde
sürenin sona ermesi, işyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin
sona ermesi, ilgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım
işlerinde işin sona ermesi halleri” ibaresi eklenmiş ve dördüncü fıkrada yer
alan “altı aya” ibaresi “her defasında en fazla üçer aylık sürelerle 30/6/2021
tarihine” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 9/3/2021 tarihli ve 31418 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan 3592 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu maddenin
birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen sürelerin 17/3/2021 tarihinden
itibaren iki ay uzatılmasına karar verilmiştir.
8460-2
4857 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTE
|
|
Kanun/KHK No. |
Kanun/KHK Resmî Gazete Tarihi |
Kanun / KHK Yürürlüğe giriş tarihi |
Anayasa Mahkemesi Kararı Tarih/No. |
4857 sayılı Kanunun değiştirilen
maddeleri |
|
1. |
4884 |
17/6/2003 |
17/6/2003 |
- |
3 |
|
2. |
5378 |
7/7/2005 |
7/7/2005 |
- |
108 |
|
3. |
5538 |
12/7/2006 |
12/7/2006 |
- |
2, 81 |
|
4. |
5728 |
8/2/2008 |
8/2/2008 |
- |
107, 108 |
|
5. |
5754 |
8/5/2008 |
8/5/2008 |
- |
32, 102 |
|
6. |
5763 |
26/5/2008 |
26/5/2008 |
- |
3, 33, 65, 78,
81, 82, 88, 95, 98, 105, 108, 111 |
|
7. |
5763 |
26/5/2008 |
1/7/2008 |
- |
30 |
|
8. |
5763 |
26/5/2008 |
1/1/2009 |
- |
85 |
|
9. |
5797 |
19/8/2008 |
1/7/2008
tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde |
- |
30 |
|
10. |
5838 |
28/2/2009 (Mükerrer) |
28/2/2009 |
- |
18 |
|
11. |
6009 |
1/8/2010 |
1/8/2010 |
- |
2, 81 |
|
12. |
6111 |
25/2/2011 (1. Mükerrer) |
25/2/2011 |
- |
74, 91, 92, 108 |
|
13. |
KHK/665 |
2/11/2011 (Mükerrer) |
2/11/2011 |
- |
30 |
|
14. |
6270 |
26/1/2012 |
26/1/2012 |
- |
99, 100, 101, 102, 103, 104, 105 |
|
15. |
6353 |
12/7/2012 |
12/7/2012 |
- |
30 |
|
16. |
6331 |
30/6/2012 |
30/12/2012 |
- |
2, 4, 7, 25, 63, 69, 71, 77, 78, 79, 80, 81, 83, 84,
85, 86,87, 88, 89, 95, 98, 105, Geçici Madde 2 |
|
17. |
6462 |
3/5/2013 |
3/5/2013 |
- |
25, 30, 101 |
|
18. |
6518 |
6/2/2014 28918 |
19/2/2014 |
- |
5, 30, Ek Madde 1 |
8460-3
4857 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLO
|
Değiştiren Kanunun/KHK’nin veya İptal Eden Anayasa
Mahkemesi Kararının Numarası |
4857 sayılı Kanunun değişen veya iptal edilen
maddeleri |
Yürürlüğe Giriş
Tarihi |
|
6552 |
3, 18, 36, 41, 53, 56, 112 |
11/9/2014 |
|
41, 63 |
1/1/2015 |
|
|
6645 |
41, 46, 55, 63, 69, 71, 104, 112, Ek Madde 2 |
23/4/2015 |
|
6663 |
13, 74 |
10/2/2016 |
|
6704 |
56 |
26/4/2016 |
|
6715 |
7, 14, 63, 99, Geçici Madde 7 |
20/5/2016 |
|
7036 |
91, 92, Ek Madde 3, Geçici Madde 8 |
25/10/2017 |
|
20, 21 |
1/1/2018 |
|
|
KHK/700 |
2,36,39,43,54,55,92 |
24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve
Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve
başladığı tarihte (9/7/2018) |
|
7166 |
112,Geçici Madde 9 |
22/2/2019 |
|
Anayasa Mahkemesinin
19/9/2019 tarihli ve E.:2019/42, K.:2019/73 sayılı Kararı |
112, Geçici Madde 9 |
15/10/2019 |
|
7226 |
64 |
26/3/2020 |
|
7244 |
Geçici Madde 10 |
17/4/2020 |
|
7252 |
Geçici Madde 10, Geçici Madde 11 |
28/7/2020 |